Kripto Para Piyasası

Yükleniyor...
USD/TRY 47,71 ↑ %0,22
EUR/TRY 55,14 ↑ %0,49
GBP/TRY 64,51 ↑ %0,61
BIST 100 13.823,82 ↑ %0,32
Altın (gr) 6.652,55 ↓ %0,14
USD/TRY 47,71 ↑ %0,22
EUR/TRY 55,14 ↑ %0,49
GBP/TRY 64,51 ↑ %0,61
BIST 100 13.823,82 ↑ %0,32
Altın (gr) 6.652,55 ↓ %0,14
USD/TRY 47,71 ↑ %0,22
EUR/TRY 55,14 ↑ %0,49
GBP/TRY 64,51 ↑ %0,61
BIST 100 13.823,82 ↑ %0,32
Altın (gr) 6.652,55 ↓ %0,14
USD/TRY 47,71 ↑ %0,22
EUR/TRY 55,14 ↑ %0,49
GBP/TRY 64,51 ↑ %0,61
BIST 100 13.823,82 ↑ %0,32
Altın (gr) 6.652,55 ↓ %0,14
SON DAKİKA
Teknoloji

Akkuyu NGS'de çevre için 'ekolojik hafıza' modeli

Uzmanlar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde yürütülen çevresel izleme çalışmalarının, santral işletmeye alınmadan önce bölgenin doğal değerlerine ilişkin kapsamlı bir veri tabanı oluşturacağını belirtti.

Akkuyu NGS'de çevre için 'ekolojik hafıza' modeli
Akkuyu NGS'de çevre için 'ekolojik hafıza' modeli

Mersin’de yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali, enerji üretim kapasitesinin yanı sıra çevresel izleme ve ekosistemin uzun vadeli takibi açısından da kapsamlı bir çalışma yürütüyor.

Santral sahasında kurulan Deniz Suyu Arıtma Tesisi ve Modern Kimyasal Analiz Laboratuvarı gibi altyapılar aracılığıyla deniz suyundan biyolojik çeşitliliğe kadar çok sayıda çevresel parametrenin düzenli olarak takip edilmesi hedefleniyor.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Demirak, çevre yönetiminin sağlıklı şekilde yürütülebilmesi için ölçülebilir ve karşılaştırılabilir verilere ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

Akkuyu’da santral henüz işletmeye geçmeden gerçekleştirilen ölçümlerin, ilerleyen yıllarda yapılacak değerlendirmeler için önemli bir başlangıç noktası oluşturacağını belirten Demirak, bu çalışmaların bölgenin uzun vadeli çevresel değişiminin takip edilmesine imkan sağlayacağını ifade etti.

DENİZ EKOSİSTEMİ ÇOK SAYIDA PARAMETREYLE TAKİP EDİLECEK

Akkuyu’daki Modern Kimyasal Analiz Laboratuvarı kapsamında yürütülen çevresel izleme programının uluslararası kriterler dikkate alınarak oluşturulduğunu aktaran Demirak, deniz ekosisteminin farklı bileşenlerinin düzenli olarak inceleneceğini belirtti.

Bu kapsamda deniz suyunun sıcaklığı, tuzluluk oranı, pH değeri, oksijen doygunluğu ve radyoaktivite seviyelerinin yanı sıra plankton popülasyonu, balık çeşitliliği ve sediment yapısının da takip edileceği bildirildi.

Söz konusu ölçümlerin hem santralin inşaat döneminde hem de işletme sürecinde sürdürülmesinin planlandığını kaydeden Demirak, düzenli verilerin bölgedeki olası değişimlerin bilimsel yöntemlerle ortaya konulmasına imkan tanıyacağını söyledi:

"Günümüzde çevre yönetiminin temelini ölçülebilir veriler oluşturuyor. Çevresel izleme sistemi sayesinde santral daha çalışmaya başlamadan bölgenin tüm çevresel değerleri kayıt altına alınmış olacak. Böylece ilerleyen yıllarda yapılacak her değerlendirme, karşılaştırılabilir bilimsel veriler üzerine kurulabilecek."

SU KİMYASI İLERİ TEKNOLOJİYLE KONTROL EDİLECEK

Nükleer güç santrallerinde suyun soğutma ve ısı transferi açısından kritik bir unsur olduğunu belirten Demirak, Akkuyu’daki Su-Kimya Laboratuvarı’nda kullanılan suyun kimyasal özelliklerinin hassas cihazlarla sürekli kontrol edildiğini ifade etti.

Ultra saf ve tuzdan arındırılmış suyun analizlerinde ICP-MS, iyon kromatografisi ve ileri spektroskopik analiz sistemleri gibi yüksek hassasiyetli teknolojilerden yararlanıldığını aktaran Demirak, bu yöntemlerin olası kimyasal değişimlerin erken aşamada tespit edilmesine katkı sağlayacağını söyledi.

Demirak, Deniz Suyu Arıtma Tesisi ile Modern Kimyasal Analiz Laboratuvarı'nın yalnızca santralin işletme güvenliği açısından değil, çevresel risklerin kontrol altında tutulması bakımından da önemli altyapılar olduğunu belirtti.

“Akkuyu NGS bünyesinde faaliyet gösteren Deniz Suyu Arıtma Tesisi ve Modern Kimyasal Analiz Laboratuvarı ileri mühendislik çözümleri, çevre dostu teknolojiler, sürekli çevresel izleme sistemleri ve bilimsel analiz altyapısıyla Türkiye’nin çevre yönetimi anlayışında yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor” diyen Demirak, elde edilen verilerin çevre bilimleri alanındaki araştırmalara da kaynak oluşturabileceğini kaydetti.

DENİZ SUYU SICAKLIĞI KONTROLLÜ ŞEKİLDE İZLENECEK

Demirak, nükleer santrallerde kullanılan soğutma sistemlerinin çevresel açıdan da büyük önem taşıdığını belirterek, Akkuyu’da deniz suyunun alınması ve yeniden denize verilmesi için özel olarak tasarlanmış sistemlerin kullanılacağını söyledi.

Akkuyu’da tercih edilen VVER tipi reaktör teknolojisinin su kullanımını önceki nesil reaktörlere kıyasla azaltan özelliklere sahip olduğunu ifade eden Demirak, deniz ekosisteminin korunmasında sıcaklık değişimlerinin kontrollü şekilde yönetilmesinin önemine dikkati çekti.

Santralde kullanılan difüzör sisteminin, sıcak suyun tek bir noktadan yoğun biçimde bırakılması yerine daha geniş bir alana kontrollü şekilde dağıtılmasını sağlayacağını belirten Demirak, bunun deniz suyundaki sıcaklık farklarının ekosistem üzerindeki etkisini sınırlamaya yönelik olduğunu söyledi.

Demirak, sistemin aynı zamanda denizdeki oksijen dengesinin korunmasına ve biyolojik çeşitliliğin izlenmesine katkı sağlamasının hedeflendiğini belirtti.

“BÖLGENİN EKOLOJİK HAFIZASI OLUŞACAK”

Akkuyu çevresinde gerçekleştirilecek uzun dönemli ölçümlerin, bölgenin doğal yapısındaki değişimlerin yıllar içerisinde karşılaştırılmasına imkan vereceğini ifade eden Demirak, balık türleri, plankton yapısı, su kalitesi ve kıyı ekosistemine ilişkin verilerin bir arada değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Deniz suyu sıcaklığı, çözünmüş oksijen, besin elementleri, ağır metaller ve organik kirleticilerin birlikte takip edilmesinin ekosistemin genel durumunun anlaşılması açısından önem taşıdığını vurgulayan Demirak, oluşturulacak veri setlerinin gelecekte yapılacak deniz biyolojisi ve ekoloji araştırmalarına da temel teşkil edebileceğini kaydetti.

Demirak, “Akkuyu NGS bölgenin ekolojik hafızasını oluşturacak” ifadesini kullanarak, düzenli ölçümlerin yalnızca mevcut durumun belirlenmesine değil, gelecekteki çevresel değişimlerin bilimsel veriler üzerinden değerlendirilmesine de imkan sağlayacağını belirtti.

“ÇEVRE YÖNETİMİNDE GÜVENİN TEMELİ BİLİMSEL VERİDİR”

Santralin çevresel etkilerinin değerlendirilmesinde yalnızca teknolojik altyapının yeterli olmayacağını dile getiren Demirak, şeffaf veri paylaşımı ve bağımsız bilimsel değerlendirmelerin de önemli olduğunu söyledi.

Bilimsel ölçümlerin ve düzenli çevresel izlemenin toplumun doğru bilgiye ulaşmasında kritik rol oynadığını ifade eden Demirak, “Çevre yönetiminde güvenin temeli bilimsel veridir.” dedi.

Üniversiteler, araştırma merkezleri ve ilgili kurumlar arasındaki işbirliğinin de sürdürülebilir çevre politikalarının geliştirilmesine katkı sunduğunu belirten Demirak, bölgedeki balıkçılar ile farklı ülkelerden katılımcıların yer aldığı balıkçılık turnuvasını da bu açıdan örnek gösterdi.

Demirak, benzer etkinliklerin santral işletmeye alındıktan sonra da devam ettirilmesinin, bölgedeki çevresel değişimlerin uzun vadeli olarak gözlemlenmesi bakımından karşılaştırmalı bir model oluşturabileceğini ifade etti.

AKKUYU’NUN ENERJİ VE ÇEVRE BOYUTU

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Rüzgar Enerji Sistemleri Anabilim Dalı Öğretim Elemanı Dr. Ramazan Özkan da Akkuyu NGS’nin, yalnızca elektrik üretim tesisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

Santralde kullanılan 3+ nesil reaktör teknolojisinin ileri güvenlik sistemleriyle desteklendiğini aktaran Özkan, enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesinin yanı sıra çevresel etkilerin azaltılmasının da projenin önemli unsurlarından olduğunu söyledi.

Özkan, Akkuyu NGS’nin Türkiye’nin enerji kaynaklarını çeşitlendirmesine ve enerji arzında dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sağlayacağını ifade ederek, nükleer enerjinin düşük karbonlu yapısıyla fosil yakıtlara dayalı elektrik üretiminden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının azaltılmasında rol üstlenebileceğini kaydetti.

“DÜŞÜK KARBONLU ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNE KATKI SAĞLAYACAK”

Akkuyu NGS’nin tam kapasiteyle çalışması halinde yıllık yaklaşık 35 milyon ton karbondioksit emisyonunun önlenmesine katkı sağlayacağının ifade edildiğini aktaran Özkan, bunun Türkiye’nin elektrik sektörü kaynaklı emisyonlarının azaltılması açısından önemli bir potansiyel taşıdığını belirtti.

Özkan, santralin devreye girmesiyle Türkiye’nin kesintisiz ve yüksek kapasiteli elektrik üretiminin yanı sıra nükleer enerji teknolojileri alanında bilgi ve deneyim kazanacağını söyledi.

Enerji üretimiyle çevresel sürdürülebilirliğin birlikte ele alınabileceğini ifade eden Özkan, çevresel izleme çalışmalarının düzenli şekilde sürdürülmesinin ve elde edilen verilerin bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesinin bölgenin doğal yapısının korunması açısından önem taşıdığını kaydetti.

Akkuyu NGS’de oluşturulacak izleme altyapısının uzun yıllara yayılan verilerle desteklenmesi halinde, bölgenin çevresel değişiminin daha sağlıklı biçimde takip edilebileceği ve elde edilen bilimsel birikimin gelecekteki çevre ve enerji politikalarına katkı sunabileceği belirtildi.


Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)

Kaynak: {Haber Merkezi}

Bu habere tepkini göster

Yorumlar 0

Yorum Yap

Yayınlanmaz
4 + 6 = ?

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!