"Boraltan Köprüsü Olayı" diye bilinen, II. Dünya Savaşı yıllarında Türkiye’ye sığınan, Türk cumhuriyetlerinden 195 Sovyetler Birliği askerinin iadesi, Türkiye’nin üzüntüyle andığı bir yakın tarih trajedisi.
81’inci yıldönümü geride kalan olay, ilk kez 18 Temmuz 1951 tarihinde TBMM görüşmelerinde gündeme geldi.
İLK KEZ TBMM’DE ORTAYA ÇIKTI
Demokrat Parti Milletvekili Şevket Mocan, Adalet Bakanı Rüknettin Nasuhioğlu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde bir kısmı Azeri, Özbek gibi Türk topluluklarından olan sığınmacıların Sovyetler Birliğine teslim edilmesi hakkında bilgi istedi.
Nasuhioğlu, İkinci Dünya Savaşı’nın sürdüğü 1941-1945 yılları arasında Türkiye’ye sığınmış, Yozgat’ta kurulan kampta tutulan tamamı asker olan 237 Sovyetler Birliği vatandaşının iadesine karar verildiğini ve 195’inin 6 Ağustos 1945 tarihinde Tıhmıs Sınır Kapısı’ndan iade edildiğini açıkladı.

SOVYETLER 3 TÜRK’Ü VERMEDİ
Öncesinde Sovyetler Birliği, II. Dünya Savaşı’nın bitimiyle birlikte kendi vatandaşlarının iadesini talep etti.
Bakanlar Kurulu, Mayıs 1945’te Almanya veya Japonya ile savaş halinde olan devletlerin Türkiye’de bulunan ve askerlik hizmetine mensup mültecilerinin mütekabiliyet esası çerçevesinde iade edilmesini kabul etti.
Sovyet tarafı da buna karşı Türk Silahlı Kuvvetlerinin 3 personelini Türkiye’ye teslim edecekti.
Ancak Türkiye, 195 Sovyet vatandaşını Tıhmıs Sınır Kapısı’ndan teslim ederken Sovyetler Birliği, iade etmesi gereken 3 Türk Silahlı Kuvvetleri personeli için “izlerine rastlanamadı” bilgisi iletti.

TÜRKİYE DE DİĞER 42 KİŞİYİ TESLİM ETMEDİ
Bunun ardından Türkiye de Yozgat’taki kampta bulunan diğer 42 Sovyet vatandaşını teslim etmedi.
Türkiye, Türk cumhuriyetlerinden olan bu 42 kişiden isteyenlere Türk vatandaşlığı verildi.
SINIRDA KURŞUNA DİZME İDDİASI
Olayla ilgili kamuoyundaki bazı anlatımlar zaman zaman farklılık gösterdi.
195 kişinin Türkiye tarafından iade edilir edilmez Türk askerlerinin gözleri önünde sınırda kurşuna dizildikleri iddia edildi.
Ancak bu yönde bir somut belge olmadığı gibi, konunun Türkiye gündemine ilk girdiği 1951 yılında da böyle bir iddiadan bahsedilmemişti.

'KOMUTANIN İNTİHARI' İDDİASI
Yine iade işleminin uygulayıcılarından Türk komutanının bu anlar karşısında intihar ettiği iddiası da kamuoyunda dillendirildi.
Ancak adı hiçbir zaman dillendirilmeyen bir komutanın iade işlemleri sırasında intihar ettiğine dair bir kayıt da bulunmuyor.
BORALTAN DEĞİL TIHMIS
Olayla ilgili ilginç bir başka nokta ise Boraltan Köprüsü adının nereden geldiği.
195 askerin iade edildiği yer, Kars Akyaka’da bulunan Tıhmıs Sınır Kapısı idi.
Kayıtlara göre Boraltan Köprüsü diye bir adlandırma yok.
Ancak kamuoyunda Boraltan Köprüsü adıyla yayılan olay bu isimle bazı romanlarda ve şiirlerde işlendi.

CÜNEYT ARKIN’IN FİLMİ ESİNLENDİ
Olaydan esinlenerek 1977 yılında Cüneyt Arkın ve Oya Aydoğan’ın başrollerini paylaştığı, “Güneş Ne Zaman Doğacak” filmi yapıldı.
“Boraltan” diye anılan Türk cumhuriyetlerinden olan 195 kişinin Sovyetler Birliği’ne teslim edilmesinden açık şekilde esinlenilen filmin sonunda Cüneyt Arkın’ın canlandırdığı ve Sovyetler Birliğine iade edilen karakter köprüden geçmekten kurşuna diziliyor.
Filmin sonunda ekranda “1945 yılında sosyalist bir ülkeden Türkiye’ye iltica eden daha sonra düşmana teslim edilirken sınırda şehit edilen 150 Türk’ün aziz hatırasına atfedilmiştir” yazısı çıkıyor.

FİLMİ HEDEF ALAN BOMBA MARAŞ KATLİAMINI BAŞLATTI
19-26 Aralık 1978 tarihlerindeki Maraş Katliamının başlamasına yol açan olaylar da Güneş Ne Zaman Doğacak filminin Kahramanmaraş’taki ilk gösteriminin yapılacağı Çiçek Sineması’na bomba atılması üzerine başladı.
Kahramanmaraş’ta Ülkücülerin haftalardır merakla beklediği filmin kentteki ilk gösterimine bomba atılması, ertesi günlerde yaşanacak acıklı ve kanlı olayların fitilini ateşledi.
Kaynak: {Haber Merkezi}

Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!