Haber: Serhat YETÜT
(DİYARBAKIR) - Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu'nca 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Dağkapı Meydanı'nda yapılan açıklamada, "Barışın Türkiye'nin en önemli ve öncelikli gündemi olması gerektiğini hatırlatıyoruz. Tüm siyasi fikirlerin ile konjonktürel yaklaşımların bir kenara bırakılarak barış isteyenlerin bir arada bulunması bu sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesine olanak sağlayacaktır" denildi.
Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Barosu, Ticaret Borsası, İnsan Hakları Derneği, Tabip Odası'nın aralarında bulunduğu 100 dolayında kuruluşun yer aldığı Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Dağkapı Meydanı'nda açıklama yaptı.
Platform adına konuşan İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Ercan Yılmaz, dünyada bugüne kadar gerçekleşen ve halen devam eden savaşlar ile çatışmaların milyonlarca insanın yaşam hakkından düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına, eğitim hakkından sağlık hakkına, ekonomik ve sosyal haklarından sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına kadar geniş bir alanı ağır bir şekilde ihlal ederek toplumlar üzerinde onarılması güç travmaların yaşanmasına neden olduğuna dikkat çekti.
"DÜNYANIN TAMAMINDA KALICI BARIŞ ORTAMININ SAĞLANMASI İÇİN HER TÜRLÜ SORUMLULUĞU ALMAYA HAZIRIZ"
Orta Doğu coğrafyasının dünya var olduğundan bu yana savaşların ve çatışmaların en şiddetli yaşandığı bölgelerin başında geldiğini söyleyen Yılmaz, "Bu durum ve savaş halinin ortaya çıkarmış olduğu vahim tablo, barışın sağlanması için herkesin daha fazla mücadele etmesi gerektiğini bizlere göstermektedir. Bu sorumluluk bilinciyle, yaşadığımız coğrafyada ve dünyanın tamamında kalıcı barış ortamının sağlanması için her türlü sorumluluğu almaya hazır olduğumuzu belirterek savaşların devamında payı bulunan tüm kesimleri de aynı hassasiyetle davranmaya davet ediyoruz" dedi.
"TÜRKİYE'DE KÜRT MESELESİNİN ŞİDDET ORTAMINDAN ARINDIRILMASI İÇİN ÖNEMLİ OLDUĞU BİR SÜREÇTİR"
Bu yıl Dünya Barış Günü'nü Kürt meselesinin demokratik çözümü konusunda yaşanan tarihi gelişmelerin heyecanı ve kalıcı barışın sağlanması umudu ile karşıladıklarını aktaran Yılmaz, "Bir asırdan fazla bir süredir Kürtlerin ulus olmaktan kaynaklı haklarının tanınmaması nedeniyle çözümsüz kalan ve son 40 yılı yoğun çatışmayla geçen sürecin diyalog yolları ile tartışılmasından memnuniyet duyduğumuzu birçok defa kamuoyu ile paylaşmıştık. 2024 yılı Ekim ayından bu yana devam eden müzakere sürecinde yaşanan gelişmelerin, Türkiye'de Kürt meselesinin şiddet ortamından arındırılması için önemli olduğu şüphesizdir. Ancak kök nedenleri Cumhuriyet öncesine dayanan bu meselenin, sadece şiddet ortamının sona ermesi ile ortadan kalkmayacağı da açıktır" ifadelerini kullandı.
"SÜRECİN RUHUNA UYGUN BİR ADIM OLACAĞINI DÜŞÜNMEKTEYİZ"
Çözüm süreci kapsamında yasallaşan ve kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunu'nun ekim ayında yapılacak Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ardından uygulanması çağrısında bulunan Yılmaz, şunları kaydetti:
"Dünya Barış Günü'nü de vesile kılarak, meselenin kalıcı ve barışçıl çözümü konusunda önerilerimizi müzakerenin tüm tarafları ile kamuoyuna sunmak isteriz. Kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, 10 Ağustos 2026 günü 468 milletvekilinin evet oyu ile TBMM tarafından kabul edilmiş, 18 Ağustos 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yasa ile birlikte bazı suç tipleri haricinde PKK ile ilintili yürütülen soruşturma ile kovuşturmaların ve kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin belli sürelerle ertelenmesi kararlaştırılmıştır. Ancak yasanın 3. maddesinde belirtilen Milli Güvenlik Kurulu'nun tespit ve teyit kararının Resmi Gazete'de ilan zorunluluğu kanunun şu an için uygulanmasına engel olmaktadır. Rutin prosedürde ekim ayında toplantı yapacak olan Milli Güvenlik Kurulu'nun, iş bu yasanın uygulanmasını sağlayacak kararı almak üzere Cumhurbaşkanı tarafından olağanüstü toplantıya çağrılmasının sürecin ruhuna uygun bir adım olacağını düşünmekteyiz. Zira yasa kapsamına girmesi muhtemel olan binlerce yurttaşın toplumsal yaşama katılımının sürece ivme kazandıracağı geniş toplumsal kesimlerin ortak düşüncesidir."
"YAŞANAN OLAYLAR SÜRDÜRÜLEN BARIŞ SÜRECİNE KARŞI GELİŞEN IRKÇI ANLAYIŞLARIN BİR TEZAHÜRÜ OLMUŞTUR"
40 yılı aşkın bir süre boyunca devam eden çatışmalı sürecin Türkiye toplumunda ayrışmalar yaşamasına neden olduğunu aktaran Yılmaz, "Bu ayrışmaların azaltılması ve gerçek anlamda toplumsal barışın sağlanması için yürütülen sürecin sadece müzakere edenler arasında kalmaması gerekmektedir. Özelikle şiddeti ortaya çıkaran nedenlerin tartışılmaması ve meselesinin sadece güvenlik endeksli ele alınması toplumsal kutuplaşmayı artırmaya neden olmaktadır. Yakın zamanda mevsimlik Kürt işçilere yönelik gerçekleştirilen saldırılar ve Amedspor maçlarında yaşanan olaylar sürdürülen barış sürecine karşı gelişen ırkçı anlayışların bir tezahürü olmuştur. Bu anlayışlara karşı tüm siyasi parti ve toplumsal kesimlerin barışın ortak dilinde buluşması olası daha ağır provokasyonları engelleyeceği gibi toplumsal barışın sağlanmasının önünü açacaktır" dedi.
"KALICI BARIŞIN SAĞLANMASI İÇİN TÜM KESİMLERE ÇAĞRIDA BULUNUYORUZ"
"Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu olarak bir kez daha barışın Türkiye'nin en önemli ve öncelikli gündemi olması gerektiğini hatırlatıyoruz" Yılmaz, "Tüm siyasi fikirlerin ile konjonktürel yaklaşımların bir kenara bırakılarak barış isteyenlerin bir arada bulunması bu sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesine olanak sağlayacaktır. Kürt meselesinin çözümünün Türkiye'de demokrasi standartlarını artıracak çok önemli bir adım olduğu gerçeğinden hareketle bir an evvel ihtiyacımız olan kalıcı barışın sağlanması için tüm kesimlere çağrıda bulunuyoruz" şeklinde konuştu.
Kaynak: ANKA
Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!