Kripto Para Piyasası

Yükleniyor...
USD/TRY 48,67 ↑ %0,02
EUR/TRY 55,86 ↓ %0,55
GBP/TRY 65,30 ↓ %0,55
BIST 100 13.404,23 ↓ %3,51
Altın (gr) 6.825,61 ↑ %0,37
USD/TRY 48,67 ↑ %0,02
EUR/TRY 55,86 ↓ %0,55
GBP/TRY 65,30 ↓ %0,55
BIST 100 13.404,23 ↓ %3,51
Altın (gr) 6.825,61 ↑ %0,37
USD/TRY 48,67 ↑ %0,02
EUR/TRY 55,86 ↓ %0,55
GBP/TRY 65,30 ↓ %0,55
BIST 100 13.404,23 ↓ %3,51
Altın (gr) 6.825,61 ↑ %0,37
USD/TRY 48,67 ↑ %0,02
EUR/TRY 55,86 ↓ %0,55
GBP/TRY 65,30 ↓ %0,55
BIST 100 13.404,23 ↓ %3,51
Altın (gr) 6.825,61 ↑ %0,37
SON DAKİKA
Kültür & Sanat

Klasik Fars edebiyatının şaheseri "Bir Kıssa Bin Hisse- Doğu'nun En Güzel Hikâyeleri" 2.cildiyle Türkçede

 VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Avfî’nin kaleme aldığı “Bir Kıssa Bin Hisse - Doğu’nun En Güzel Hikâyeleri” adlı kitabın ikinci cildini okurlarla buluşturuyor.

Klasik Fars edebiyatının şaheseri "Bir Kıssa Bin Hisse- Doğu'nun En Güzel Hikâyeleri" 2.cildiyle Türkçede
Klasik Fars edebiyatının şaheseri "Bir Kıssa Bin Hisse- Doğu'nun En Güzel Hikâyeleri" 2.cildiyle Türkçede

 <strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Avfî’nin kaleme aldığı <em>“Bir Kıssa Bin Hisse - Doğu’nun En Güzel Hikâyeleri”</em> adlı kitabın ikinci cildini okurlarla buluşturuyor. On üçüncü yüzyıl klasik Fars edebiyatının en önemli şaheserlerinden biri olan <em>Cevâmiü’l-hikâyât</em>, Avfî’nin özenle seçtiği anlatıların bir araya getirildiği kapsamlı bir hikâyeler mecmuasıdır. Osmanlı döneminde yalnızca seçili bir bölümü tercüme edilen, günümüz Türkçesine ise bugüne kadar çevrilmeyen bu eser, dolayısıyla günümüz okurları tarafından da pek bilinmiyor. Serinin ikinci cildinde, bu önemli eser ilk kez günümüz Türkçesiyle daha geniş bir okur kitlesinin karşısına çıkıyor.</strong><strong><em> </em></strong></p>VakıfBank Kültür Yayınları’nın klasik kitaplığı, Avfî’nin kaleme aldığı ve Elif Çeviker’in dilimize çevirdiği <em>“Bir Kıssa Bin Hisse -</em><em> Doğu’nun En Güzel Hikâyeleri</em><em>”</em> adlı eserin ikinci cildiyle genişlemeye devam ediyor. On üçüncü yüzyıl klasik Fars edebiyatının en önemli şaheserlerinden biri kabul edilen <em>Cevâmiü’l-hikâyât</em>’tan derlenen hikâyeler arasından seçilen anlatıları bir araya getiren eser, bu önemli klasiği günümüz okurlarıyla buluşturuyor. Osmanlı döneminde yalnızca belirli bölümleri tercüme edilen <em>Cevâmiü’l-hikâyât</em>, günümüz Türkçesine bütünüyle kazandırılmamıştı. Serinin ikinci cildi olan “<em>Bir Kıssa Bin Hisse -</em><em> Doğu’nun En Güzel Hikâyeleri</em>”nde Avfî, insan ve toplum hayatını olumsuz etkileyen kötü huyları ele alıyor. Haset, hırs, açgözlülük, yalan, cehalet ve sözünde durmama gibi davranışlar, Kur’an, hadis ve klasik ahlak kitaplarına yapılan göndermelerle tanımlanırken, her biri ibret verici ve çoğu zaman mizahi nitelik taşıyan hikâyelerle örneklendiriliyor. Avfî, kötü huyları yalnızca tasvir etmekle kalmıyor; bunlardan kurtulmanın yollarını ve faziletli davranışlara ulaşmanın imkânlarını da gösteriyor. Hikâyelerinde birey ile kusuru arasında ayrım yaparak yargılayıcı değil, öğretici bir yaklaşım benimseyen Avfî, çoğu zaman anlatının sonunda kıssadan hisse niteliğinde, hikâyeden çıkarılması gereken dersi ve faydayı açıkça ortaya koyuyor. Yüzyıllar öncesinden aktarılan bu insan manzaraları, zamanın değişmesine rağmen insan tabiatının özünde ne denli aynı kaldığını yeniden düşündürüyor. Bu klasiği okurken bir kıssadan bin hisse çıkarmanız ümidiyle…</p><strong>Kitaptan:</strong></p><em>“Çevirisini sunduğumuz hikâyeler, kötü huylardan bah­setmekte olup eserin üçüncü kısmının ilk on bir bölümünü ih­tiva eder. Eserde mukaddimeden sonra her bir bölüm için bir giriş ve sonuç bölümü bulunur. Giriş kısımlarında genellikle bir ayet, hadis veya âlimlerin sözleri ile söze başlanır ve bölü­mün konu edindiği kötü huyun tanımı yapılır. Kötü bir huya ayrılan her bir bölüm içinde en az yedi ve en fazla yirmi olmak üzere toplam 126 hikâye vardır. Anlatılan hikâyelerin bir kıs­mının kaynağı belirtilmiş, bir kısmı ise kaynak belirtilmeden nakledilmiştir. Avfî kullandığı kaynaklardaki bilgileri de ken­di yorum ve üslubuyla aktarmıştır. Hikâyeler, bazen belirli bir kaynaktan aktarıldığı gibi, bazen de birinden rivayet edilerek ya da işitilerek nakledilir. Aktaran kişi kimi zaman belirtil­miş, kimi zaman ise hikâyeye “rivayet edilir ki”, “anlatılır ki”, “nakledilir ki” gibi geleneksel hikâye ifadeleriyle başlanmıştır. Her hikâyenin sonunda Avfî, anlatılmak isteneni açıklayıcı ve özetleyici bir sonuç cümlesi ile belirtir ve bu hikâyeden oku­yucuya düşen payı, yani kıssadan hisseyi aktarır. Bunu da Avfî okuyucuya bırakmadan ya hikâye kahramanının ağzından ya kendi dilinden ya da ayet, hadis veya beyitle ifade eder. Hikâ­yelerin bazısı iki cümleden ibaret olsa bile ondan çıkarılacak dersler yazılacak olsa sayfaları doldurur. Çoğu, müellif tarafın­dan yazılmış ve diğer bir kısmı Hâkânî, Firdevsî, İbnü’l-Mu‘tez, Senâî, Enverî, Zâhirî ve Muizzî vb. Arap ve İranlı şairlere ait 17’si Arapça olmak üzere eserde toplam 143 beyit şiire de yer verilmiştir.”</em></p><strong> Yazar Hakkında;</strong></p>XII. yüzyılın ikinci yarısı ila XIII. yüzyılın ilk çeyreği arasında yaşadığı bilinen âlim, vaiz ve şair Avfî, Buhara’da doğmuştur. İlim tahsilini Buhara’da hüküm süren bir ulemâ ailesi olan Burhanoğullarından Ömer b. Mesud b. Ahmed gibi büyük din âlimlerinin yanında alan Avfî, daha sonra doğduğu yerden ayrılarak Semerkant’a gider. Burada Sultan Tamgaç Han’ın sarayına girer. Yeteneği ve zekâsı sayesinde çok geçmeden şehzade Kılıcarslan Hakan Nusretüddin’e tanıtılır ve divan-ı inşa makamının sorumluluğunu üstlenir. Daha sonra bu görevinden ayrılan Avfî, Horasan ve Hindistan’ın birçok şehrini gezer. Yolculuklarında önemli âlim ve şeyhlerle tanışır. Moğol saldırısının baş göstermesi üzerine Sistan’a giden Avfî, Nâsırüddin Kabâce’nin sarayına girer. Avfî, yolculukları sırasında edindiği tecrübe ve notları ile <em>Lübâbü’l-elbâb </em>adlı eserini hazırlar ve eseri Kabâce’nin vezirine ithaf eder. Delhi sultanı İltutmış’ın Kabâce’yi yenmesi üzerine Delhi’ye getirilen Avfî, <em>Cevâmi‘u’l-hikâyât</em>’ı burada tamamlamış ve eserini Delhi sultanının vezirine ithaf etmiştir (1228). Avfî’nin ölüm tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 1232 yılına kadar yaşadığı tahmin edilmektedir.</p><strong>KÜNYE</strong></p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p><strong>Kitabın adı:</strong> <strong>Bir Kıssa Bin Hisse - Doğu’nun En Güzel Hikâyeleri - 2.cilt  </strong></p><strong>Yazar:</strong><strong> Avfî</strong></p><strong>Kategori: Klasik </strong></p><strong>Türkçesi: Elif Çeviker</strong></p><strong>Proje Editörü: Ömer Uzunağaç</strong></p><strong>Kitap Editörleri: Turgay Şafak, Mehmet Arıkan</strong></p><strong>Son Okuma: Beyzanur Sarıçam</strong></p><strong>Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan</strong></p><strong>Sayfa Sayısı: 296 </strong></p><strong> </strong></p> </p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>

Bu habere tepkini göster

Yorumlar 0

Yorum Yap

Yayınlanmaz
9 + 7 = ?

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!