Kripto Para Piyasası

Yükleniyor...
USD/TRY 48,10 ↑ %0,04
EUR/TRY 56,09 ↓ %0,01
GBP/TRY 65,70 ↑ %0,06
BIST 100 14.395,97 ↓ %0,82
Altın (gr) 7.155,31 ↓ %0,64
USD/TRY 48,10 ↑ %0,04
EUR/TRY 56,09 ↓ %0,01
GBP/TRY 65,70 ↑ %0,06
BIST 100 14.395,97 ↓ %0,82
Altın (gr) 7.155,31 ↓ %0,64
USD/TRY 48,10 ↑ %0,04
EUR/TRY 56,09 ↓ %0,01
GBP/TRY 65,70 ↑ %0,06
BIST 100 14.395,97 ↓ %0,82
Altın (gr) 7.155,31 ↓ %0,64
USD/TRY 48,10 ↑ %0,04
EUR/TRY 56,09 ↓ %0,01
GBP/TRY 65,70 ↑ %0,06
BIST 100 14.395,97 ↓ %0,82
Altın (gr) 7.155,31 ↓ %0,64
SON DAKİKA
Gündem

Madencilerden Cumhurbaşkanı'na Sesleniş: 'Yarın Ailelerle Cumhurbaşkanlığı'na Yürüyüş Başlatacağız'

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde alacakları için 16 gündür direnen Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçileri, sözlerin tutulmadığını belirterek Cumhurbaşkanı'na çağrıda bulundu. İşçi Satı Kaynak, bugün çözüm olmazsa yarın ailelerle birlikte Cumhurbaşkanlığı'na yürüyeceklerini söyledi. Madenci eşi Aynur Özdemir ise yaşadıkları mağduriyetleri ve haklarını aramaktan vazgeçmeyeceklerini dile getirdi.

Madencilerden Cumhurbaşkanı'na Sesleniş: 'Yarın Ailelerle Cumhurbaşkanlığı'na Yürüyüş Başlatacağız'
Madencilerden Cumhurbaşkanı'na Sesleniş: 'Yarın Ailelerle Cumhurbaşkanlığı'na Yürüyüş Başlatacağız'

(ANKARA) - Madencilerin alacaklarının ödenmesi talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde başlattığı direnişin 16'ncı gününde Doruk Madencilik işçisi Satı Kaynak, "Sayın Cumhurbaşkanı, lütfen artık sesimizi duyun. Yoksa eğer bugün de çözülmezse yarın ailelerle birlikte Cumhurbaşkanlığı'na yürüyüş başlatacaktır" dedi.

Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi Doruk Madencilik ve Elazığ Eti Gümüş işçilerinin, alacaklarının ödenmesi talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde başlattığı direniş 16'ncı gününde devam ediyor.

Doruk Madencilik'te çalıştığını ve 10 yılı aşkın bu sorunların devam ettiğini belirten Satı Kaynak, büyük grevlerinin Nisan ayında başladığını ve üç bakanlığın garantör olduğunu söyledi. Üç bakanlığın garantörlüğünde verilen sözlerin yerine getirilmediğini ifade eden Kaynak, şunları söyledi:

"MÜFETTİŞ RAPORU LEHİMİZE ÇIKTI"

"Haziran ayında greve devam ettik. Haziran ayında ise yüzde 80-90'lık bir ödeme yapıldı. Yine sözler verildi. Yine yerine getirilmedi. Bu sefer denildi ki, şirket ve sendika arasında 'O zaman bakanlıktan bir müfettiş tayin edelim'. Eğer müfettiş kimden yana olursa, herkes onu kabullenecek. 'Tamam', dedik. Müfettiş raporu çıktı. ve müfettiş bizim lehimize çıktı. O zaman Bakan Yardımcısı dedi ki, 'Eğer Temmuz'un 20'sine kadar bu ödemeler gerçekleşmezse, söz veriyorum sizinle beraber ben de grev yapacağım' dedi. 'Sizinle beraber ben de sahaya ineceğim' dedi. Çok teşekkür ediyorum. Sahaya indi bizi gözaltına alarak.

Sadece bize özel yasaklar çıkartıldı. Ama bunu kınıyoruz. Çünkü biz madenciyiz. En yüce meslekteniz. Madenden daha üstün bir meslek olduğunu tanımıyorum, bilmiyorum. Maden demek yakıt demek. Yakıt demek ısı demek. Isı demek elektrik demek, enerji demek, araba demek, buzdolabı demek. Bütün her şey ısıdan geçer. Demek istediğim, en yüce ve en kutsal meslek şu an burada hiç edilmiş durumda. 16 gündür burada direniyoruz. 16 gündür sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Ancak bugüne bir randevu verilebildi. Çok şükür diyoruz."

"ENERJİ BAKANLIĞININ AŞIĞI DEĞİLİZ"

Taleplerini dile getiren Kaynak, müfettişin atamış olduğu hakları kendilerine vermelerini istedi. Kaynak, "Biz buranın meraklısı değiliz. Enerji Bakanlığı'nın aşığı da değiliz. Biz hakkımız için buradayız. Önce kendimden başlayayım. Benim bir özel bir çocuğum var, epilepsi hastası. Onu doktora götürmek için ben milletten borç para almak zorunda değilim. Milletten altın almak zorunda değilim. Marketlere boynum bükük girmek zorunda değilim. Ev sahibine boynumu bükmek zorunda değilim. Hani itibar meselesi var ya. Benim itibarım ne olacak peki? Benim milyonlar, binlerce borcum var. Benim itibarım ne olacak? Bizim itibarımız kalmadı" dedi.

Kaynak, sağlıklarını kaybettiklerini söyleyerek kimi arkadaşlarının eşinin kanser, kimi arkadaşlarının gözünü iş yerinde sakatladığını ve kendi ayağını da sakatladığını kaydetti. Kaynak, "Biz itibarımızı, sağlığımızı kaybediyoruz ama beyefendinin itibarı sarsılmasın" şeklinde konuştu.

Şirketin patronu Sabahattin Yıldız'ın ev adresine gittiklerini söyleyen Kaynak, "Güvenlik dedi ki, 'Burası sadece evrak için kullanılıyor'. Yani devletten gelen resmi evraklar oraya gidiyor ama adreste kendisi yok. Devleti bile kandıran, 'Ben burada ikamet ediyorum' diye kandıran bir varlıktan mı bahsediyoruz" ifadelerini kullandı.

"ŞU ÇOCUKLARIN İTİBARINI DÜŞÜNÜN"

Kamuoyunu sağduyuya davet ettiklerini belirten Kaynak, üç Bakanlığa şöyle seslendi:

"Ailelerimiz burada, çocuklarımız burada. Perişan Bu güneşin altında şu çocuğa bir bakın. Kaç yaşında bu çocuk? Şu çocuğa bir bakın. Yazık değil mi? Bunlar bizden ekmek bekliyor, ekmek. Buraya bizimle gelmek zorunda değiller bunlar. Yazık ya, yazıktır, günahtır. İtibar mış. Başlarım itibarına. Şu çocukların itibarını, geleceğini düşünün. Geçen hafta cuma günü Geleceğe Hazır Türkiye 25. Yıl toplantısı yapıldı, miting yapıldı. Biz böyle mi geleceğe hazırız? Sayın Cumhurbaşkanı, lütfen artık sesimizi duyun. Yoksa eğer bugün de çözülmezse yarın ailelerle birlikte Cumhurbaşkanlığı'na yürüyüş başlatacaktır."

"EŞİMİN ŞEKER HASTALIĞI OLDUĞUNU ÖĞRENDİK"

Madenci eşlerinden Aynur Özdemir, orada bulunan her ailenin bir kanayan yarası olduğunu belirterek, bugün kendi evinde, ocağında neler yaşandığını anlatmak istediğini söyledi. Özdemir, 2024 yılının Ekim ayında eşinin dört aylık maaşının biriktiğini ve geçinemediklerini ifade etti. Her geçen gün durumlarının daha kötüye gittiğini ve eşinin işi bırakmak zorunda kaldığını belirten Özdemir, "Sonrasında eşimin şeker hastalığı olduğunu öğrendik. Bu madencilik sektöründe sık rastlanan bir hastalık. Ağır çalışma koşulları, stres ve fiziksel zorlanmalar nedeniyle risk taşıyan bir sağlık sorunu. Sonrasında benim eşim tedavi gördü. Şekerini belirli bir seviyeye indirmeyi başardık" dedi.

Özdemir, Manisa'ya gittiklerini belirterek, "Bizim evimiz, düzenimiz, çocuklarımızın okulu, buradaydı. Bize maaşlarımızı vermediler diye, biz gurbet ellerine sürüklenmek zorunda kaldık. Yoksa bizim ne işimiz vardı Manisa'da? Biz üç ayda iki şehir değiştirdik ve ev taşıdık biz. Bu sağlık sorunu orada da bizim peşimizi bırakmadı ve bu sağlık sorunu eşimin yeraltında çalışmasına engel bir durumdu. Maalesef orada da işi bırakmak zorunda kaldı. Kendini bilmez 3-5 kişinin maskarası olup döndük biz oralardan. Sonrasında ormana gitti çalışmaya ama olmadı, tutunamadı, çalışamadı" ifadelerini kullandı.

"SABAHATTİN BEYİMİZİN SIRP VERSİYONU ROCKY ORADA BİZİ BULDU"

Eşinin daha sonra çalışmak için Sırbistan'a gittiğini kaydeden Özdemir, "Sabahattin Bey'imizin Sırp versiyonu olan Rocky Bey orada bizi buldu. Zihniyet aynı zihniyet. Tıpkı Sabahattin Bey gibi Rocky Bey de işçinin haklarını gasp ederek kendine bir servet elde edinmiş ve maalesef oradan da haklarımızı alamadık biz. Eşim çaresiz bir şekilde yine Türkiye'ye dönmek zorunda kaldı. Haklarını alabilmek için bu direnişe katıldı" dedi. Özdemir, iki yıldır şirketin kendilerine verdiği mağduriyetin bedelini ödediklerini söyleyerek, hala bankalara borç ödediklerini ve geldikleri noktada sadece faizini ödediklerine vurgu yaptı. Özdemir, şöyle konuştu:

"DEFALARCA ÖLÜMÜ DÜŞÜNDÜM"

"Benim iki çocuğum var. Biri yatılı lisede okuyor kızım. Ben okula giderken onun cebine harçlık koyamadım. Oğlum deseniz aynı şekilde. Zor günler geçirdik. Karnımızı zor doyurduğumuz zamanlar oldu. Benim çocuklarıma teyzeleri, anneannesi, dedesi sahip çıktı, ki biz annesi, babası olarak biz çocuklarımızın en temel ihtiyaçlarını daha iyi karşılayamıyorduk. Size yemin ediyorum, gerçekten bunu söylemekten de utanıyorum, defalarca ölümü düşündüm. 'Kendimi atsam da bir yerlerden kurtulsam' dedim. Çocuklarımın yüzüne bakamadığım için canımdan geçmeyi düşündüm ben. Kimin yüzünden? Sizin yüzünüzden Sabahattin Bey. Sizin yüzünüzden.

Sabahattin Yıldız'ın bugün bize verdiği ve vereceği para bize yaşattığı mağduriyetin bedelini ödemiyor. Çünkü paramızı pul ettiniz, haklarımızı gasp ettiniz. Şimdi de çıkmış 'İtibarımızı zedeliyorsunuz' diyorsunuz. Bizim itibarımız yok muydu? Sizin itibarınız vardı da bizim itibarımız yok muydu? Eşimin itibarı yok muydu? Bir kadın, bir anne olarak benim itibarım yok muydu? Çocuklarımın itibarı yok muydu?

Sizin yüzünüzden, yaşadıklarımız yüzünden itibarımızı kimse düşünmedi. Sabahattin Bey sizden önce bizim çok güzel bir hayatımız vardı, ta ki siz gelene kadar. Hayatımızı, bizi borçtan borca soktunuz. Şehir şehir süründürdünüz. Kendini bilmezlerin maskarası ettiniz bizi. Çıkmışsınız, bir de 'İtibar' diyorsunuz. Neyin itibarı? Sizin itibarınız kasadaki paranızdır. Biz sizin itibarınızı değil, kendi hayatımızı, kendi çocuklarımızın geleceğini düşünüyoruz. Bunu düşünmek zorundayız. Daha dün çıkmışsınız, demişsiniz ki, 'İşçilerin maddi ve manevi tüm zararlarını karşıladık'. Maddi olarak neyi karşıladınız? Vereceğiniz para 2024'ün parası. Paramız zaten pul oldu. Zaten haklarımızı gasp ettiniz.

"İŞÇİ KARDEŞİM, HAKKINI ARAMAKTAN KORKMA"

Biz istiyoruz ki bu direnişimiz tüm işçi sınıflarına örnek olsun. İşçi kardeşim, hakkını aramaktan korkma. Hak verilmez, alınır. Bunu sakın unutma. Biz her daim bu şekilde direnişimizle işçi sınıflarına örnek olmaya çalıştık. Şunu söylemek istiyorum, kesinlikle madenci kazanacak ve biz mutlaka başaracağız. Mutlaka başaracağız. İşçinin hakkını gasp eden, patronları zengin eden bu sömürü çarkını tüm işçi sınıflarıyla birlikte hep beraber yıkacağız ve mutlaka kazanacağız."

Doruk Maden ve Eti Gümüş Maden'de çalışan dört işçi, bir avukat ve bir sendika yöneticisinden oluşan heyetin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bakan Yardımcısıyla görüşmesi sürüyor.

Kaynak: ANKA

Bu habere tepkini göster

Yorumlar 0

Yorum Yap

Yayınlanmaz
1 + 4 = ?

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!