Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) işbirliğinde "Milli Yetkinlik Hamlesi-Geleceğin Mühendisleri ve Teknisyenleri Gençlik Zirvesi" düzenlendi.
Teknopark İstanbul'da düzenlenen törende konuşan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, "Sabah erken saatlerde Manisa Turgutlu'da yaşanan hadiseden dolayı tüm milletimize, ülkemize geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Böyle hadiselerin yaşanmaması en büyük arzumuz ve duamızdır. 'İnşallah bir daha böyle bir şey yaşanmaz' diyoruz." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin 21. yüzyılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde çok büyük mesafeler katettiğini belirterek, Türkiye'de çeşitli alanlarda yapılan faaliyetlerin birbirini besleyerek devam ettiğini söyledi.
Yelkenci, eğitimle teknoloji arasında simbiyotik ilişki olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:
"Eğitiminiz güçlendikçe ürettiğiniz teknoloji güçlenir. Ürettiğiniz teknoloji güçlendikçe onu eğitimde kullanarak eğitiminizi daha iyi hale getirebilirsiniz. Gerek Fatih Projesi'nde gerek MEDİ, EBA gibi ürünlerde bu sonucu çok rahatlıkla müşahede edebiliyoruz. Yenilediğimiz sosyal kültürel etkinlikler çalışmamızda kulüplerimizden biri de Analoji Kulübü. Bu kulübe yönelmenizi çok arzu ediyorum. Analoji Kulübü'müz, Türkiye genelinde gençlerimizin taze ve güçlü bakışlarıyla üreteceği analojilerle teknoloji üreten birçok kurum ve kuruluşumuza çok büyük faydalar sağlayacağına inanıyoruz. Bu kulübü tesis etmemizin amacı budur."
"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çok farklı imkanlar sunuyor"
Milli Eğitim Bakanlığı olarak Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne gidildiğini aktaran Yelkenci, "Oradaki modelin hedefi olan yetkin ve erdemli insanı hatırlıyoruz. Yetkinlik ve erdem bir arada içselleştirilmiş şekilde devam etmesi gereken hususlardır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde bunu çok net şekilde ortaya koyduk. Bir alanın gerektirdiği becerileri donanmış olabilirsiniz, o alanın yetkinliğine sahip olabilirsiniz ama bu milletin bir ferdi olarak yüzyıllardır arzu ettiğimiz erdemleri de kuşanmamız gerekir. Hem değerler hem de yetkinlikler noktasında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çok farklı imkanlar sunuyor." diye konuştu.
Yelkenci, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli programlarında okuyan gençlerin birçok beceriyi farkında olmadan edindiğini vurgulayarak, böyle dinamik bir programın ihtiyaç duyulduğunda kendini evirebilen bir program olduğunu belirtti.
Yelkenci, Türkiye'nin savunma sanayisinde KAAN'dan Gökbey'e kadar üretilen topyekun gelişmeyi, kalkınmayı burada da gördüklerini aktararak, "Büyük bir bereket yaşanıyor ve daha da ilerisi yaşanacak. Bu alanda çok daha iyi noktalara geleceğiz." dedi.
"Aklı, vicdanı büyük gençlerin Türkiye'ye katkısı olacağına gönülden inanıyoruz"
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, gençliğinde orduları asker sayısına göre karşılaştırdıklarını belirterek, "Dünyanın en büyük ordusu en fazla askeri olan. Bir dönem geçti, en fazla platforma sahip ordular en büyük ordu oldu. Hava, kara, deniz aracı. Bir dönem geldi, içinde yaşıyoruz, en yüksek teknolojiye sahip ordular en büyük ordular oldu." diye konuştu.
Artık en büyük orduların ne kadar uzun savaşacağıyla bağlantılı ordular olduğunu ifade eden Karataş, "Yani 3 günlük savaşta başarılı olabilirsiniz, 30 gün süren savaşta idare edebilirsiniz ama savaş 300 gün sürerse yapacak bir şeyiniz kalmayabilir. Savaşın iki sonucu var: Az kaybeden, çok kaybeden. Savaşın kazananı olmaz. O yüzden savaşta kazanmaktan daha önemli olan şey hiç savaşmamak, caydırıcı gücünüzün olması. Hiç savaşmamaktan daha önemli şey de dünyanın herhangi bir coğrafyasında olan bir savaşa engel olabilmek. Her bir gencimiz hangi disiplinde çalışıyorsa çalışsın, Türk savunma sanayinin herhangi bir bölümünde bu savunma anlayışında önemli bir puzzle parçası olarak görev yapabilir." ifadelerini kullandı.
Karataş, artık fiziksel cephelerin olmadığını dile getirerek, şunları kaydetti:
"Artık siber cephelerden bahsediyoruz. Daha da önemlisi dünyada en son bahsedilen şey bilişsel cephe, yani savunma anlayışında çalışacak yeteneklerin doğru projelerde, yetkinliklerde ülkeye katkı sağlayabilmesi. Savaş değil, teknolojinin peşindeyiz. Aklı, vicdanı büyük gençlerin Türkiye'ye, Türk savunma sanayine, Türk milli eğitimine katkısı olacağına gönülden inanıyoruz."
"Bu platformları sadece bir uçak, helikopter olarak görmeyin"
TUSAŞ Genel Müdür Yardımcısı Yakup Arslan da Türkiye'nin savunma sanayinden havacılığa, uzay teknolojilerinden yapay zekaya kadar pek çok önemli alanda büyük teknoloji ve üretim hamlesini yürüttüğünü vurguladı.
Milli teknoloji hamlesiyle Türkiye'nin yalnızca teknolojiyi kullanan değil, tasarlayan, geliştiren, hatta iyi insanların hizmetine sunan bir ülke olmasının hedeflendiğini aktaran Arslan, "Teknoloji alanında sürdürülebilir başarımızın en önemli unsurları güçlü ve yetkin insan kaynağı altyapımız." dedi.
Arslan, Türkiye'nin ihtiyaç duyacağı mühendisleri, teknisyenleri, araştırmacıları ve teknoloji profesyonellerini yetiştirebilmek için gençlerle mümkün olan en erken yaşta buluşmayı hedeflediklerinin altını çizerek, şunları söyledi:
"Bugün KAAN, Hürjet, Hürkuş ve Gökbey gibi hepimizin gururla gökyüzünde 'İşte bizim uçaklarımız, platformlarımız' diye takip ettiği eserler, Türk mühendisi ağabey ve ablalarınızın geldiği büyük seviyeyi gösteriyor. Bu platformları sadece bir uçak, helikopter olarak görmeyin. Binlerce mühendisin, teknisyenin ve araştırmacının arkasında emekleri var."
Konuşmaların ardından, Milli Yetkinlik Hamlesi Tanıtım Filmi'nin seyredildiği programda, Milli Yetkinlik Hamlesi-Geleceğin Mühendisleri ve Teknisyenleri Gençlik Zirvesi işbirliği protokolü imzalandı.
Tören sonrası öğrenciler gruplar halinde gezerek çalışmaları yerinde gördü.
Törene, Ortaöğretim Genel Müdürü Cengiz Mete ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür de katıldı.
Kaynak: AA
Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!