Bursa Mudanya'nın Ömerbey Mahallesi Işıklı Köy Caddesi'nde 31 Temmuz 2025'te mahalle bekçisi Bahadır Ünal, mesaiye gitmek üzere yola çıktığı otomobiliyle aynı yöne giden Mehmet Cengiz yönetimindeki motosiklete yandan çarptı.
Yola savrulan Cengiz, ağır yaralandı. Mehmet Cengiz, sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından Mudanya Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ünal, polis merkezindeki ifadesinin ardından savcılık talimatıyla serbest bırakıldı. Öte yandan kaza, bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
27 GÜN SONRA HAYATINI KAYBETTİ
Mudanya Devlet Hastanesi’ndeki ameliyatının ardından yoğun bakım ünitesine alınan 2 çocuk babası Mehmet Cengiz, kazadan 27 gün sonra 27 Ağustos’ta yaşam mücadelesini kaybetti. Cengiz’in ölümünün ardından ‘Taksirle ölüme neden olmak’ suçundan gözaltına alınan Bahadır Ünal, tutuklanma talebiyle sevk edildiği Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 'kazada kasıt olmaması’ ve ‘tutuklamanın verilmesi beklenen ceza ve güvenlik tedbiri ile orantılı olmayacağı' gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Mudanya Cumhuriyet Savcılığı, karara şüphelinin kazada asli kusurlu olması nedeniyle itiraz etti. İtirazın ardından hakkında yakalama kararı çıkarılan Ünal, Karabük'te gözaltına alındı. Eşinin hamile olması ve kaza nedeniyle moralinin bozuk olduğu gerekçesiyle eşinin ailesinin yaşadığı Karabük'e tatil amacıyla gittiğini belirten Bahadır Ünal, 2 Eylül’de Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla tekrar hakim karşısına çıktı. Ünal, bu kez nöbetçi mahkeme tarafından yurt dışı yasağı verilip, serbest bırakıldı.

BİLİRKİŞİ RAPORU: KAZA DEĞİL
Soruşturmayı yürüten jandarma ekipleri, düzenledikleri tutanakları ve güvenlik kameralarını bilirkişiye teslim ederken bilirkişi raporunda, Bahadır Ünal'ın ısrarlı bir şekilde motosikleti takip ettiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Bahse konu olayda şüpheli sürücünün; araç sürme davranışının normal trafik akışına uygun olmaması, aracının dörtlü lambalarını yakıp bilinçli olarak motosikleti ısrarlı bir şekilde yakından takip etmesi, motosikleti geçme imkanı varken bunu tercih etmeyip kasıtlı direksiyon hareketiyle çarpma gerçekleştirmesi dikkate alındığında; şüpheli sürücünün meydana gelen olayı bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiği, kasten fiil niteliğinde olduğu, bu nedenle meydana gelen olayın, trafik kazası kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır."
"GELİP AYNAMA ÇARPTI"
Bahadır Ünal'ın yargılanmasına Bursa 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Duruşma salonunda Mehmet Cengiz’in eşi Bahar Cengiz’in yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları hazır bulunurken, Karabük’te bulunan tutuksuz sanık Bahadır Ünal da SEGBİS ile duruşmaya katıldı.
Üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyen Ünal, yolun karanlık olduğunu ve hızlı geçen araçlar bulunduğu için otomobilinin dörtlülerini yaktığını öne sürerek, "Zaten ailesini ve kendisini daha önceden tanımam, herhangi kasıtlı bir eylemim yoktur. Trafikte herhangi bir tartışmamız olmadı. Ben motorcuyu Işıklı Köyü Caddesi'nde önümde giderken fark ettim. Bu da yaklaşık 500 metre mesafedir muhtemelen. Daha önce trafikte bir şeyimiz de olmadı. Şahıs zaten sağa sola geçerek motor kullanmaktaydı, bir hızlanıp, bir yavaşlıyordu. Geçmek için tam sol yaptım, geçtim. Karşıdan da araba geçerken sağa kontrollü şekilde yanaşırken hızlanarak gelip, benim aynama çarptı." diye konuştu.
"ÇARPMAK AMAÇLI BİR HAMLE DEĞİL"
Mahkeme başkanının Adli Tıp İhtisas Dairesi’nin raporunda kusurlu olarak görüldüğünü hatırlatması üzerine Ünal, "Orada trafik memurlarına da gösterdim, benim kaportada çarpma izi de yok zaten, aynam kırıktı benim sağ aynama çarpması sebebiyle" dedi. Mahkeme başkanının kaza anında direksiyon hamlesi yaptığının kameralarca tespit edildiğini belirtmesi üzerine de Ünal, "Hamle dediğiniz kamerayı ben de izledim, kaza anı sonuçta, o panikle ne yaptığımı bilmiyor olabilirim ama bu kasıtlı bir hareket değil, çarpmak amaçlı bir hamle değil." diye konuştu.
"HER ŞEYİ BİZ BULDUK"
Sanıktan şikayetçi olduğunu belirten Mehmet Cengiz’in eşi Bahar Cengiz ise "Ben bu olayın tamamen üstünün kapatıldığını düşünüyorum. Her şeyi biz bulduk, çıkardık. Kimse gelip, benimle konuşmadı, kimse benimle iletişime geçmedi. Sanıktan şikayetçiyim, en ağır cezayı almasını istiyorum." dedi.
"GÖRÜNTÜLERİ TEMİN ETTİK"
Ailenin avukatı Mustafa Savaş Duman da kazanın olduğu günden itibaren Mudanya İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığını sadece şüpheli ifadesi ve birkaç evrakın olduğu bir dosya hazırlandığını belirtip, "Dosyayı inceledikten sonra birkaç gün daha bekledik ama ondan sonra Emniyet'ten de haber alamayınca Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunduk. Müştekiyi aldım götürdüm, savcı beye durumu anlattı. Sonra savcı bey, bir karar vererek soruşturmayı jandarmaya verdi. Kamera görüntülerinin hepsini kendimiz temin ettik. Bu dosyadaki kamera görüntülerinin hepsi bizim jandarmaya teslim ettiğimiz görüntüler. Emniyetin kamera görüntüsüne dair yapmış olduğu hiçbir tespit yok tutanakta. Jandarma geldikten sonra dosya şekillendi ve mahkemenize geldi." diye konuştu.
"KOVUŞTURMA GENİŞLETİLMELİ"
Kovuşturmanın genişletilmesini ve sanığın tutuklanmasını talep eden Duman, "Ne işlem yapıldı? O gece şahsın ifadesi alındı, ne şekilde serbest bırakıldı? Hayati tehlikesi olan bir şahıs var, ağır yaralı, kim nasıl serbest bırakıldı? Buna ilişkin savcı tutanağı mı var? Nasıl bir işlem yapıldı? Hiçbir şey dosya kapsamında değil, kovuşturmanın genişletilmesi talebimiz var. Sanığın savunmasını hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. En başından beri aynı beyanlarda bulunuyor ama dosyadaki kamera görüntüleriyle kesinlikle örtüşmüyor. Hala ölen şahsı suçlama derdinde, hala suç atmada bulunup, suçtan kurtulmaya çalışmaktadır. Sanık ifadesinde, işe giderken sapağı kaçırdığını beyan ediyor. Mudanya sapağını kaçırdıktan sonra kazanın meydana geldiği yere kadar gittiği mesafeye bakılınca, kazanın meydana geldiği yere kadar dönüş yapacağı pek çok yer var. Biz olay yerini inceledik, kesinlikle dönüş yapmamıştır. Müvekkilimizi ısrarlı şekilde yakında dörtlüleri açık şekilde takip etmiştir. Kamera görüntüleriyle her şey sabittir, en sonda da müvekkilimize yaklaşarak geçme imkanı varken yolun durumuna baktık, sollama yasağı olan da bir bölge, sollama yapmakla durmamış şeridi ortalamış, kasten müvekkilimize çarpmış ve ölümüne sebebiyet vermiştir. Kastının olduğu açıktır, gelen raporlarda da bu husus sabitlenmiştir." dedi.
"BU KASTEN ÖLDÜRME"
Olay yerinde keşif yapılmasını da talep eden ailenin diğer avukatı Özgür Abatay ise "Net olarak ortaya konulsun, sanık da oraya getirilsin ki biz görelim nereden dönecekti. Bu tipik kasten öldürme. Belirttiğimiz beyanlar ve görüntü kayıtları dikkate alındığında sanık, 'Olursa olsun, vurursam vurayım, ölürse ölsün' mantığıyla bu olaya devam etmiştir ve bu olayı gerçekleştirmiştir." diye konuştu.
TUTUKLAMA KARARI VERİLDİ
Keşif talebini kabul eden mahkeme heyeti, sanığın üzerine atılan suçu işlediğine yönelik kuvvetli şüphenin bulunması nedeniyle tutuklanmasına hükmederken, tanıkların ve yeni bulguların araştırılması için duruşmayı erteledi.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)
Kaynak: {Haber Merkezi}

Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!