Öğrenimine ara vererek lokantada çıraklık yaparak okudu: Mustafa Bulan

Öğrenimine ara vererek lokantada çıraklık yaparak okudu: Mustafa Bulan
Yazı Özetini Göster

Mustafa ÖZCAN/BHA-TRABZON

 Trabzon Şalpazarı İlçesine bağlı Sugören mahallesi sakinlerinden merhum Bayram Bulan & Fatma Bulan Metin çiftinin 7 evladından 5.’si olan 1966 doğumlu Mustafa Bulan yaşamı boyunca belki de pes etmeyeceği önündeki hayatın adımlarına böyle başladı. Değerli Birlik Haber Ajans ailesi yine nefes almadan okuyacağınız yaşanmış gerçek bir hayat hikayesini okuyucumuzun ağzından ofisimizde yapmış olduğumuz sürükleyici söyleşiyi sizlerle paylaşıyoruz.

Balcuğunu Tarifi Imkansız Kalabalıkla Uğurladık 135

İlkokulu Pekiyi Derecesiyle Tamamladım

Bulan;  “Ben Sugören’den Bayram Bulan ve Fatma Bulan (Metin) çiftinin 7 çocuğundan beşincisiyim. 1978’de ilkokulu bitirdikten sonra öğrenimime ara verip lokantada çıraklık yapmaya başladım.  Öğrenimime devam etmediğim için beni “Pekiyi” derece ile ilkokuldan mezun eden öğretmenim Sayın Meryem Kadıoğlu  tepkisi çok büyük olmuştu. Ara verdiğim o yıl içinde sık sık babamı kasabada bulup “Çocuğa yazık olacak hiç olmasa seneye kayıtlar başlayınca ortaokula mutlaka kayıt ettir” diye durmadan tembihliyordu.

Bulan 6

Müdür Yardımcısı Bu çocuk büyümüş, önüne iki koyun alsaydın, memlekete çoban da lazım; Öğretmenimin bir yıl süren bu yoğun baskısı sonucu babamın ikna olmasıyla kayıtlar başladığında beraber Şalpazarı Lisesi Ortaokulu’na kayıt yaptırmak için gittik. Müdür yardımcısı Ömer Çelkin beni görür görmez babama “Bu çocuk büyümüş, önüne iki koyun alsaydın, memlekete çoban da lazım” diyerek bir konuşma yaptı. Zaten babam zor ikna olmuş, ben de araya girerek “Hocam ben ilkokulu ‘Pekiyi’ ile bitirdim, kayıt için bizi ilkokul öğretmenim Merhem Kadıoğlu gönderdi” dedim.

 Bulan 4

 Lokantada Çalışarak Liseyi Dönem Birincisi Olarak Tamladım; Konuşmamdan sonra Müdür Yardımcısı Ömer Çelkin babamın konuşmasına fırsat vermeden kayıtımı yaptı. Ben Ortaokulu ve liseyi çalışarak okudum. Ağırlıklı babamın arkadaşı Akçiriş Köyü’nden Ali Yavuz’un Lokantası’nda çalışarak Ortaokulu ve Liseyi bitirdim. Liseyi bitirdiğimde Türk Mutfağının geleneksel yemeklerini yapacak kadar aşçı idim. Hafta sonları ve bazen de ilçe pazarının kurulduğu Çarşamba günleri yemekleri tek başıma yapabiliyordum. Ayrıca liseyi 1985’de dönem birincisi olarak bitirdim.

Sınav İçin Gittiğim Misafirlikte içtiğim Çay İstemediğim Bir Bölümü Kazanmamı Sağladı; Ancak Fen Kolu mezunu olmama rağmen İ.Ü Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni kazanmıştım. İstemediğim bir sonuçtu. Bizim dönemimizde tercih önce yapılır sonra sınava giriliyordu. Siyasal Bilgiler benim tercih sıralamasında çok altlarda yer alıyordu. Çünkü başlarda ağırlıklı tıp fakültelerine yer vermiştim. ÖSYM sınavı için bir gün önce Şalpazarı İlçesinden Trabzon  vilayete gittim. O Akşam bir yakınımda kaldım. Akşamleyin güzel çay demlemişlerdi. Üç dört bardak çay içtim. Maalesef çaya karşı bu kadar hassas olduğumu hiç tecrübe etmemiştim.

Çünkü kasabada hem çalışıp hem okurken ve eve yaya gelip giderken çok yorulurdum. Malum evlerimiz merkeze uzak ve özellikle dönüşte yokuş yollar saatler sürer, çok yorardı. O yıllarda biz öğrenciler köylerden o inişli çıkışlı yollardan yürüyerek okula gidip gelirdik ve haliyle çok yorulurduk. Bu yorgunluk ile akşamları ne kadar çay içersem içeyim gece uyumama engel olmazdı.

 Bulan 3

İçtiğim çayların etkisiyle sınav gecesi sabaha kadar uyuyamadım; Sabah ezanını dinlediğimi biliyorum. Sabaha karşı belki bir saat uyumuş olabilirim. Neticede uykusuz bir halde sınava girdim ve sayısalda ister istemez yeterince başarılı olamadım. Sonra eşit ağırlık tercihimi de dikkate alarak son yarım saatte sözel sorulara geçtim. Malum o yıllarda sayısal ve sözel tek sınav yapılıyordu. Son yarım saatte yaptığım sözel soruların etkisi ile eşit ağırlıkla girilen Siyasal Bilgileri kazanmıştım. Sayısalda tercihlerim yüksek puanlı bölümler olduğundan aldığım sayısal puan yeterli olmamıştı.

Bulan 7

Bugünkü Gibi Sınav Sonrası Tercih Yoktu; Bugün ki gibi sınavdan sonra tercih yapılsaydı okul birinciliği kontenjan hakkı ile ülkemizin doğusunda yer alan bazı tıp ya da diş hekimliği bölümlerini veya batıda bir mühendisliği kazanabilirdim. Ama mevcut sayısal tercihlerim ağırlıklı İstanbul ve Ankara’dan yüksek puanlı bölümler olduğundan puanım yeterli olmamıştı.

Çocuklarım Benim Gerçekleştiremediğim Hayalimi Geçekleştirdiler; Şimdi üç çocuğumdan ikisi benim gerçekleştiremediğim hedefimi gerçekleştirdiler. Oğlum Batuhan 2013’de Türkiye genelinde ÖSYM’de ilk 200’lere girerek Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girdi.  Bu fakültede İngilizce eğitim daha güçlü verildiği için tercih etmişti. Yoksa puanı Hacettepe, Çapa veya Cerrahpaşa Tıp Fakültelerine girmesi için yeterli idi.

Bulan 2

Uzmanlık eğitimini TUS’ta da iyi bir derece yaparak Cerrahpaşa’da aldı. Şimdi dâhiliye uzmanı olarak zorunlu taşra hizmeti için Ağrı’da görev yapmaktadır. Kızım Ebru da Bolu Diş hekimliğini bitirmiş olup o da yine Ağrı’da görev yapmaktadır.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar