OSTİM Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Dr. Metin Balcı, Kasım 2023'te Ankara'da düzenlenen Yerlileştirme Sergisi'nde yurt dışından getirilen yandan taramalı sonar sistemini inceledi. Sistemin Türkiye'de geliştirilebileceğini düşünen Balcı ve ekibi, KOSGEB desteğiyle yerli üretim için proje başlattı.
Yaklaşık 2,5 yıl süren tasarım, prototip, test ve üretim aşamalarının ardından geliştirilen sistem, arama kurtarma faaliyetlerinde kullanılabilecek seviyeye getirildi.
İLK PROTOTİP 2024'TE ÜRETİLDİ
Proje kapsamında ilk prototip Aralık 2024'te üretildi. Prototipin tamamlanmasının ardından Ocak-Mart 2025 döneminde basınç ve sızdırmazlık testleri gerçekleştirildi.
İlk deniz testi ise 6 Nisan 2025'te yapıldı. Sistemin AFAD'a sunulmasının ardından yaklaşık 7-8 ay süren performans testleri gerçekleştirildi. Hirfanlı Barajı, Sapanca Gölü, Ankara'daki Mavi Göl ve Urla kıyılarında yapılan testlerden başarılı sonuçlar alındı.
Test sürecinin tamamlanmasının ardından Mart 2026'da seri üretim aşamasına geçildi. Yaklaşık 4-5 aylık üretim sürecinde 6 sistem hazırlandı. Bu sistemlerden 5'i Ağustos 2026'da AFAD'a teslim edildi.

"YABANCI SİSTEMİ GÖRÜNCE YERLİLEŞTİREBİLECEĞİMİZE İNANDIK"
Projeye ilişkin bilgi veren Dr. Metin Balcı, yabancı sistemi gördüklerinde Türkiye'de benzerini geliştirebileceklerine inandıklarını söyledi.
Balcı, "Sergide yabancı bir firmanın bu ürününü görünce bunu yerlileştirebileceğimize inandık ve projelendirme sürecini başlattık. Ufak bir KOSGEB desteğiyle beraber yaklaşık 1,5 yıl içerisinde projeyi tamamlayıp, kendi deniz testlerimizi yaptık. Daha sonra 2025 yılında yaklaşık 7-8 ay AFAD bünyesinde 4 farklı yerde testlere iştirak ettik" dedi.
Hirfanlı Barajı, Sapanca Gölü, Mavi Göl ve Urla kıyılarında yapılan çalışmaların ardından ürünleştirme sürecine geçtiklerini belirten Balcı, 6 sistem ürettiklerini ve bunların 5'ini AFAD'a teslim ettiklerini ifade etti.

SU ALTINDAKİ TEMASLARI TESPİT EDİYOR
Yandan taramalı sonar sisteminin temel olarak su altında bulunan cisimlerin tespit edilmesi ve su tabanının görüntülenmesi amacıyla kullanıldığı belirtildi.
Sistemin özellikle arama kurtarma faaliyetlerinde önemli görevler üstlenebileceğini ifade eden Balcı, denize veya göle düşen araçların bulunmasından kayıp kişilerin aranmasına, su altı ve dip yapısının incelenmesine kadar farklı amaçlarla kullanılabileceğini söyledi.
Geliştirilen sistemin 60 metreye kadar test edildiğini belirten Balcı, AFAD'ın ihtiyaçları doğrultusunda sistemin 30 metre derinliğe kadar çalışmasının yeterli görüldüğünü aktardı.

"SON DERECE PORTATİF BİR SİSTEM"
Sistemin taşınabilir yapısına da dikkat çeken Balcı, tekne içerisinde bilgisayar, ara yüz kutusu ve akünün bulunduğunu, suya bırakılan bölümün ise kablo ve "balık" adı verilen ağırlıktan oluştuğunu anlattı.
Balcı, suya bırakılan bölümün havadaki ağırlığının 7,3 kilogram, sudaki ağırlığının ise yaklaşık 3,5 kilogram olduğunu belirterek sistemin pratik şekilde farklı alanlarda kullanılabildiğini ifade etti.

SİNYAL İŞLEME TEKNOLOJİSİ SU ALTINDA ÇALIŞIYOR
Yerli sistemin öne çıkan özelliklerinden birinin sinyal işleme teknolojisi olduğu bildirildi.
Geleneksel sistemlerde sinyal işleme işlemlerinin genellikle tekne veya bot üzerinde gerçekleştirildiğini belirten Balcı, geliştirdikleri sistemde analog sinyalin dijitale dönüştürülmesi işlemini suya bırakılan "balık" üzerinde gerçekleştirdiklerini söyledi.
Bu teknoloji sayesinde verilerin Ethernet kablo üzerinden yüzeye aktarılabildiğini belirten Balcı, sinyallerin su altında dijital veriye dönüştürülmesi sayesinde görüntülerin daha net ve keskin şekilde elde edildiğini ifade etti.

EMSALLERİNE GÖRE DAHA UYGUN MALİYETLİ
Sistemin mevcut arama kurtarma ekipmanlarına kıyasla daha portatif ve ekonomik olduğunu belirten Balcı, ürünün AFAD'ın yanı sıra Sahil Güvenlik, jandarma, emniyet, belediye ve itfaiye ekiplerinin kullanımına da uygun olduğunu söyledi.
Balcı, "Bu sistemin aynı sınıfta olandan biz en az 2 kat daha iyiyiz, en az 2 kat daha ucuzuz. Aradaki fark 4 kat oluyor. Hem daha iyisini hem daha ucuzunu yaptık" ifadelerini kullandı.
TRANSDÜSERLER DIŞINDA TÜM PARÇALAR YERLİ
Geliştirilen sonar sisteminin yerlilik oranına da dikkat çeken Balcı, transdüserler dışında sistemde kullanılan tüm parçaların Türkiye'de üretildiğini belirtti.
Projenin farklı şehirlerdeki üretici ve teknik ekiplerin katkısıyla hayata geçirildiğini ifade eden Balcı, OSTİM ve Gölcük'teki üreticilerin de süreçte rol aldığını söyledi.
Balcı, "Bu sistemin her şeyi yerli. Üzerindeki transdüserler hariç her şey yerli. Bunu yapan bir ekosistem var. Ostim’den esnaf var, Gölcük'ten esnaf var. Tüm parçalar birleştirildi" dedi.

4-5 SAAT SU ALTINDA KALABİLİYOR
Yerli sonar sisteminin teknik özelliklerine ilişkin de bilgi veren Balcı, cihazın havadaki ağırlığının 7,3 kilogram, sudaki ağırlığının ise yaklaşık 3,2 kilogram olduğunu söyledi.
Sistemin su altında yaklaşık 4-5 saat çalışabildiğini belirten Balcı, geliştirilen teknolojinin hem görüntü hassasiyeti hem de maliyet açısından yabancı muadilleriyle rekabet edebilecek seviyeye ulaştığını ifade etti.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)
Kaynak: {Haber Merkezi}

Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!