(ANKARA) - Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Esmaül Hüsna Aslan, Türkiye'ye gönderilen plastik atık miktarındaki artışa, Mersin sahilinde görüntülenen mikroplastik kirliliğine ve 3 yıllık süreçte geri dönüşüm tesislerinde çıkan 372 yangına dikkati çekti. Aslan, "Plastik ve karışık atık ithalatı tamamen durdurulmalı, mevcut tesisler bağımsız ve şeffaf biçimde denetlenmelidir" dedi.
Zafer Partisi Çevre, Şehircilik ve Kültür Politikaları Başkanı Aslan, yaptığı açıklamada, Akdeniz'de giderek büyüyen plastik ve mikroplastik kirliliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Plastik kirliliğinin yalnızca çevresel bir sorun olarak ele alınamayacağını belirten Aslan, krizin halk sağlığı, gıda güvenliği, tarımsal üretim, balıkçılık, turizm ve çalışma hayatını doğrudan etkilediğini söyledi. Aslan, "Akdeniz bir atık sahası değildir. Türkiye de başka ülkelerin atık yönetimi açığını kapatmakla yükümlü değildir. Plastik ve karışık atık ithalatı tamamen durdurulmalı, mevcut tesisler bağımsız ve şeffaf biçimde denetlenmelidir" diye konuştu.
MERSİN SAHİLİNDE MİKROPLASTİK KİRLİLİĞİ
AKDENİZ'E HER GÜN 730 TON PLASTİK GİRİYOR
Aslan, Birleşmiş Milletler Çevre Programı verilerine göre, Akdeniz'e her gün yaklaşık 730 ton plastik atığın girdiğine işaret ederek, plastiklerin, Akdeniz'deki deniz yüzeyi çöplerinin en az yüzde 95'ini, deniz tabanındaki çöplerin ise yarısından fazlasını oluşturduğuna dikkati çekti. Aslan, "Denize bırakılan plastik ortadan kaybolmuyor. Daha küçük parçalara ayrılarak içme suyumuza, deniz ürünlerine, tarımsal üretime ve sofralarımıza kadar ulaşıyor. Bugün önlem alınmaması, yarın daha ağır bir gıda ve halk sağlığı kriziyle karşılaşmamız anlamına gelecektir" ifadelerini kullandı.
Aslan, deniz kirliliğinin yalnızca kıyılarda temizlik çalışması yapılarak önlenemeyeceğini belirterek, kirliliğin kaynağında tespit edilmesi ve kirletenlere yönelik caydırıcı yaptırımlar uygulanması gerektiğini vurguladı.
TÜRKİYE'YE 503 BİN TON PLASTİK ATIK
Aslan, kamuoyunda kullanılan 12,3 milyon tonluk rakamın tamamının plastik atık olmadığını da hatırlattı. Eurostat'ın söz konusu verisinin metal, kağıt, karton ve diğer geri dönüştürülebilir hammaddeleri de kapsadığını belirten Aslan, çevre politikalarının doğrulanmış veriler üzerinden oluşturulması gerektiğini vurguladı.
"372 TESİS YANGINININ NEDENİ ARAŞTIRILDI MI?"
Atık ve geri dönüşüm tesislerinde çıkan yangınların plastik atık sisteminden bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyleyen Aslan, açık kaynak haberlerinden oluşturulan "Yangın Haritası" çalışmasını gündeme taşıdı. Çalışmaya göre, 2020 ile 2023 yılının ortasına kadar atık ve geri dönüşüm tesislerinde 372 yangın kayda geçti. Güncellenen verilere göre 2020-2024 döneminde medyaya yansıyan tesis yangınlarının sayısı 460'a ulaştı. Yalnızca 2024 yılında 115 tesis yangını meydana geldiği belirtildi. Yüzlerce yangının münferit olaylar olarak geçiştirilemeyeceğini ifade eden Aslan, ilgili bakanlıklara ve adli makamlara şu soruları yöneltti:
"2020 ile 2023 yılının ortasına kadar kayda geçtiği belirtilen 372 yangının nedenlerine ilişkin kapsamlı bir araştırma yapılmış mıdır? Bu yangınların kaçının elektrik kontağı, teknik arıza, uygunsuz depolama, iş güvenliği ihmali, kendiliğinden tutuşma veya kasıt sonucu meydana geldiği belirlenmiştir? Kaç olay hakkında adli soruşturma başlatılmış, kaç olayda kamu davası açılmıştır? Yangınların kaçında kasıt tespit edilmiş, kasıt tespit edilen tesislere hangi adli ve idari yaptırımlar uygulanmıştır? Kaç tesisin çevre izin ve lisansı iptal edilmiş, kaç tesisin faaliyeti durdurulmuş ve kaç işletmeye idari para cezası verilmiştir? Yangın sonrasında çevredeki hava, toprak, yüzey suyu, yer altı suyu ve tarım alanlarında analiz yapılmış mıdır? Dioksin, furan, ağır metal ve diğer toksik kirleticilere ilişkin sonuçlar neden kamuoyuyla paylaşılmamaktadır? Yangın söndürme sularının akarsulara, kanalizasyon sistemlerine veya tarım alanlarına karışıp karışmadığı incelenmiş midir?"
"İNSAN DOKULARINDA PLASTİK PARÇACIKLAR TESPİT EDİLDİ"
Son yıllarda yayımlanan bilimsel araştırmalarda insan karaciğeri, böbreği ve beyin dokularında mikro ve nanoplastiklere rastlandığını vurgulayan Aslan, "İnsan dokularında plastik parçacıkların tespit edilmesi başlı başına ciddi bir uyarıdır. Tehlikeyi küçümsemeden, bilimsel verilerle hareket etmeliyiz" uyarısında bulundu.
Kaynak: ANKA
Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!