“Almanya, Trump’a karşı ekonomik ‘savaşa’ hazırlanıyor”

Almanya Başbakanı Friedrich Merz liderliğindeki Berlin yönetimi, transatlantik ilişkilerde yeni bir döneme hazırlanıyor.
Bloomberg’in haberine göre yetkililer, küreselleşme döneminde oluşan bağımlılıkların sadece Avrupa lehine olmadığını, ABD’nin de pek çok kritik alanda Avrupa’ya muhtaç olduğunu vurgulayarak, bu bağımlılıkları birer kaldıraç olarak kullanmanın yollarını arıyor.
Berlin’in tespit ettiği ABD’nin zayıf noktaları
Alman yetkililerin yürüttüğü çalışmada, ABD ekonomisinin Avrupa’ya olan bağımlılığı dört ana başlıkta toplanıyor:
1) Dijital Pazar ve Teknoloji Devleri: 450 milyonluk yüksek alım gücüne sahip AB pazarı, Avrupa’nın en büyük silahı olarak görülüyor. Özellikle Beyaz Saray ile yakın bağları olan Alphabet (Google), Amazon ve Meta gibi teknoloji devlerine yönelik yeni vergiler, ağır cezalar veya operasyonel kısıtlamalar; Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve Dijital Pazarlar Yasası (DMA) kapsamında masada tutuluyor.
2) Yapay Zeka ve Veri Merkezleri: ABD’nin küresel liderliğini sürdürdüğü yapay zeka devrimi, paradoksal bir şekilde Avrupa endüstrisine bağımlı. OpenAI, Microsoft ve Elon Musk’ın girişimlerinin veri merkezi kurulumlarında, Siemens gibi Avrupalı devlerin ürettiği özel endüstriyel bileşenlere ihtiyaç duyduğu belirtiliyor.
3) Çip ve Litografi: Küresel çip üretiminin “olmazsa olmazı” konumundaki Hollandalı ASML ile onun Alman tedarikçileri Zeiss ve Trumpf, en ileri teknoloji litografi makinelerini üreten tek adresler. Berlin, bu makinelerin veya üretimde kullanılan kritik kimyasalların ihracat kontrolünü bir koz olarak değerlendiriyor.
4) İlaç ve Sağlık Sektörü: ABD’de satılan markalı ilaçların aktif maddelerinin yaklaşık yarısı ve Amerikalıların her gün kullandığı insülinin yüzde 90’ı Avrupalı şirketler tarafından tedarik ediliyor. Bu durum, ABD’li seçmenler için hassas bir konu olan “ilaç fiyatları” üzerinden bir baskı imkanı yaratıyor.
“Merz Doktrini”: Bağımlılık karşılıklıdır
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, geçtiğimiz hafta Bundestag’da yaptığı konuşmada Avrupa’nın özgüvenli bir duruş sergilemesi gerektiğini ifade etti. Merz, “Çıkarlarımızı ve aynı zamanda onları savunma araçlarımızı belirliyoruz. Küreselleşme döneminde ortaya çıkan bağımlılıkların sadece bizim tarafımızda olmadığını öğrenmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Riskler ve “masa dışındaki” seçenekler
Bloomberg’in haberinde, Avrupa’nın elindeki en sert araçların her zaman kullanılabilir olmadığına da dikkat çekiliyor.
Avrupalı yatırımcıların elinde bulunan 10,4 trilyon dolarlık ABD hisse senedi ve 6 trilyon dolarlık ABD tahvili, teoride devasa bir satış baskısı yaratabilecek olsa da; doların ve ABD piyasalarının küresel hakimiyeti nedeniyle bu tür bir hamlenin Avrupa ekonomisine “ikincil hasar” verme riski yüksek görülüyor.
Benzer şekilde, Ramstein gibi ABD askeri üslerinin geleceği, Ukrayna savaşı devam ederken Avrupa’nın kendi güvenliği için vazgeçilmez bir unsur olmaya devam ediyor.
