Kriz Derinleşiyor: Bankalar Vatandaşın Eline De, Evine de Göz Dikti!

Kriz Derinleşiyor: Bankalar Vatandaşın Eline De, Evine de Göz Dikti!
Yazı Özetini Göster

İcrada Cumhuriyet Tarihinin Rekoru: 25 Milyon Dosya, Her Gün 12 Bin Yeni Takip

Vatandaş borç yükü altında eziliyor: Evine haciz korkusu, maaşına el konulma riski, çaresizlik…

KAYSERİ – Türkiye’de ekonomik kriz, borç sarmalı ve geçim sıkıntısı çığ gibi büyüyor. Son açıklanan verilere göre, ülkedeki icra ve iflas dosyası sayısı 25 milyonu aşarak tüm zamanların rekorunu kırdı. Sadece Eylül 2025’in ilk 15 gününde 170 binin üzerinde yeni icra dosyası açıldığı bildiriliyor. Bu rakamlar, her gün ortalama 11-12 bin vatandaşın borçları nedeniyle icraya verildiğini ortaya koyuyor.

Ekonomik göstergeler vatandaş lehine düzelmezken, bankalar da kredi borcunu ödeyemeyenlerin oturdukları evlere dahi göz dikmiş durumda. İcra tehdidiyle karşı karşıya olan milyonlarca yurttaş, aldığı maaşla bırakın borcunu ödemeyi, fatura ve gıda harcamalarını dahi karşılayamaz hale gelmiş durumda.


Türkiye’nin İcra Haritası: Her 4 Vatandaştan 1’i Takipte

Uzmanlara göre, şu an aktif icra dosyalarının sayısı 25 milyon eşiğini aşmış durumda. Türkiye’nin 85 milyonluk nüfusu göz önüne alındığında, her 4 kişiden 1’i doğrudan bir icra takibinin tarafı.

Bu dosyaların büyük çoğunluğunu bireysel kredi ve kredi kartı borçları oluşturuyor. Tüketici kredisi ve kart harcamalarıyla temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan vatandaşlar, borçlarını ödeyemeyince bankalar tarafından icra sürecine sokuluyor.


Bankalar Harekete Geçti: “Gayrimenkul Haczi” Artık Bir İstisna Değil

Son aylarda bankaların teminat altına alınmamış borçlar için “ev haczi” uygulamasına yöneldiği gözlemleniyor. Yasal olarak bir vatandaşın tek konutu haczedilemiyor gibi görünse de, borcun türüne ve mahkeme kararına göre bu koruma aşılıyor.

Özellikle kredi kartı ve bireysel ihtiyaç kredilerinde yaşanan temerrüt sonrası, bankalar taşınmazlara ipotek koydurmak ya da ev eşyalarına el koymak gibi yöntemleri daha sık kullanmaya başladı. Bu durum, dar gelirli vatandaşlarda “sokağa atılma” korkusunu da beraberinde getiriyor.


Asgari Ücretli Borçla Yaşıyor, Emekli Ay Sonunu Göremiyor

Birçok vatandaş için maaş, yalnızca gıda, fatura ve ulaşım gibi zorunlu harcamalara yetiyor. Kira giderlerinin büyükşehirlerde asgari ücretin üzerine çıkmasıyla birlikte, çalışan kesim borçla yaşamaya mecbur kalıyor.

Emekliler ise durumdan en çok etkilenen kesim. 10-12 bin TL arası maaş alan milyonlarca emekli, artan enflasyon karşısında temel gıda ürünlerini dahi almakta zorlanıyor. Borç yükü arttıkça da icra takibi kaçınılmaz hale geliyor.


Eylül’de 170 Bin Yeni Dosya: “Kronikleşen Borç Krizi”

Adalet Bakanlığı verilerine göre 2025 yılının ilk 8 ayında toplam yaklaşık 2 milyon yeni icra dosyası açıldı. Sadece Eylül ayının ilk yarısında bu rakama 170 bin yeni dosya daha eklendi. Bu, son yılların en hızlı artışlarından biri olarak değerlendiriliyor.

TÜKODER (Tüketiciyi Koruma Derneği) verilerine göre, özellikle İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Gaziantep ve Antalya gibi büyük şehirlerde dosya yoğunluğu daha fazla. Kira artışları, özel okul taksitleri, sağlık harcamaları ve yüksek faizli borçlar bu kentlerdeki takiplerin temel nedeni.


Uzmanlardan Alarm Zili: “Toplumsal Patlamaya Dönüşebilir”

Ekonomistler ve sosyologlar, bu seviyedeki bir borç yükünün yalnızca finansal değil, toplumsal sonuçlar da doğurabileceği uyarısında bulunuyor. Prof. Dr. Derya Güler’e göre:

“Halk borçla yaşıyor ama artık borçla da geçinemiyor. Banka hacizleri, iflaslar ve işsizlik bu tabloyu daha da karartıyor. Bu kriz sadece ekonomik değil, psikolojik bir çöküşe de yol açıyor.”


Varlık Yönetim Şirketleri Devrede: “Borçlar Elden Ele Geziyor”

Bankalar, tahsil edemedikleri borçları sıklıkla varlık yönetim şirketlerine devrediyor. Bu şirketler, borcu düşük fiyattan satın alıp vatandaştan tahsil etmeye çalışıyor. Ancak bu süreçte borçlu için ek masraflar, faizler ve hukuki giderler de oluşuyor.

Tüketici dernekleri, bu şirketlerin agresif tahsilat yöntemleri konusunda daha fazla yasal denetim yapılması gerektiğini vurguluyor.


Hukuki Destek Yetersiz, Vatandaş Yalnız

Borçlu vatandaşlar için yasal süreçler oldukça karmaşık. Tebligatların ulaşmaması, avukat desteğine erişememe, haciz işlemlerinin ani yapılması gibi birçok sorun yaşanıyor. Hukukçular, “borçlular için ücretsiz adli yardım mekanizmalarının güçlendirilmesi” çağrısında bulunuyor.


Çözüm Önerileri Masada ama Uygulama Yok

Hükümete ve finans sektörüne çağrıda bulunan uzmanlar ve sivil toplum örgütleri şu önerilerde bulunuyor:

  • Borçların yeniden yapılandırılması, faizlerin silinmesi ve taksitlendirme sistemlerinin genişletilmesi,
  • Asgari ücretin alım gücüne göre düzenlenmesi, özellikle temel ihtiyaçlara sübvansiyon uygulanması,
  • Bankaların haciz sürecine geçmeden önce ödeme kolaylığı tanıması,
  • Ev haczi gibi temel yaşam hakkını ihlal eden uygulamaların sınırlandırılması,
  • Tüketici haklarının güçlendirilmesi ve yasal destek hizmetlerinin genişletilmesi.

Sonuç: Bir Evde Işık Yanıyorsa, İcralık Değildir Diyemeyiz Artık

Türkiye’de icra tehdidi artık bir istisna değil, neredeyse her hanenin gerçeği. Halkın büyük kısmı ay sonunu getirebilmek için borçlanıyor; borçlar ise icraya dönüşüyor. Bu döngü kırılmazsa, toplumsal huzursuzluk derinleşebilir.

İcra kapıya dayandığında değil, sistem çöktüğünde duyulur. Bugün duyuyoruz.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar