Lesiella’dan Mirvelia’ya: Çocukları Hedef Alan E-Ticaret İddiaları Tekrar Sahada

Lesiella’dan Mirvelia’ya: Çocukları Hedef Alan E-Ticaret İddiaları Tekrar Sahada
Yazı Özetini Göster

Çocukları Hedef Alan E-Ticaret İddiaları Yeniden Gündemde: Alan Adı Değiştirerek Piyasaya Dönüş Tartışması

Sosyal medya paylaşımları, tüketici şikâyetleri ve elde bulunduğu belirtilen belgeler, daha önce farklı bir alan adıyla faaliyet yürüttüğü öne sürülen bir e-ticaret yapılanmasının, yeni bir site üzerinden yeniden satışa başladığı iddialarını gündeme taşıdı. Özellikle çocuklara yönelik duygusal pazarlama dili ve “hediye” temalı ürünler, kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğurdu.


Kamuoyuna Yansıyan İddialar Ne Diyor?

Son aylarda çeşitli sosyal medya platformlarında ve tüketici şikâyet mecralarında paylaşılan içeriklerde, geçmişte lesiella.com adıyla faaliyet gösterdiği iddia edilen bir yapının, bu kez mirvelia.com alan adı üzerinden yeniden e-ticaret faaliyetlerine başladığı öne sürülüyor.

Paylaşımlarda yer alan iddialara göre, önceki süreçte “sürpriz ürün”, “umut” ve “hediye” temalarıyla yürütülen kampanyalar sonucunda çok sayıda aile maddi zarara uğradığını ileri sürdü. Aynı iddialar, benzer pazarlama dilinin yeni site üzerinden tekrar devreye alındığını savunuyor.


Duygusal Pazarlama ve Çocuklar Üzerinden Kurulan Dil

Tüketici yorumlarında en çok dikkat çeken noktalardan biri, satış stratejisinin merkezine çocukların duygularının yerleştirildiği iddiası. Sosyal medyada paylaşılan ekran görüntülerinde ve kullanıcı anlatımlarında;

  • Çocuklara hitap eden mesajlar

  • “Sürpriz”, “umut”, “iyilik” çağrışımı yapan ifadeler

  • Hediyeye dönük beklenti oluşturan kampanya dili

kullanıldığı öne sürülüyor. Uzmanlar, çocukları merkeze alan bu tür pazarlama yöntemlerinin etik açıdan son derece hassas olduğunu ve suistimale açık bir alan yarattığını vurguluyor.


350 Bin TL’yi Aşan Zarar İddiaları

Kullanıcı paylaşımlarında dile getirilen bir diğer çarpıcı unsur ise maddi zarar iddiaları. Çeşitli platformlarda yapılan paylaşımlara göre, mağdur olduğunu belirten kişilerin toplam zararının 350.000 – 400.000 TL bandına ulaştığı öne sürülüyor.

Bu rakamlar resmî makamlarca doğrulanmış değil, ancak iddiaların sayısı ve benzerliği, konunun münferit bir memnuniyetsizlikten öteye geçtiği yönünde yorumlanıyor.


Alan Adı Değişikliği ve Süreklilik Tartışması

E-ticaret dünyasında zaman zaman karşılaşılan alan adı değiştirerek faaliyet sürdürme pratiği, bu iddialarla birlikte yeniden tartışma konusu oldu. Tüketiciler, aynı ürün grupları, benzer görsel dil ve benzer kampanya kurgularının yeni alan adında da görülmesini dikkat çekici buluyor.

Uzmanlara göre, bir e-ticaret girişiminin:

  • Kısa sürede isim değiştirmesi

  • Önceki faaliyetleriyle ilgili yoğun şikâyet iddialarının bulunması

  • Şeffaf şirket bilgilerinin kolay erişilebilir olmaması

gibi durumlar, tüketiciler açısından yüksek risk işareti olarak değerlendiriliyor.


Yetkililer ve Uzmanlar Ne Diyor?

Tüketici hukuku alanında çalışan uzmanlar, bu tür iddialarla karşılaşan vatandaşların mutlaka:

  • Ticaret sicil kayıtlarını incelemesi

  • Vergi bilgilerini doğrulaması

  • Açık adres ve sabit iletişim kanallarını kontrol etmesi

gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, benzer bir durum yaşadığını düşünen kişilerin Ticaret Bakanlığı, CİMER ve savcılıklar aracılığıyla resmî başvuru yapmasının önemine dikkat çekiliyor.


Henüz Resmî Bir Karar Yok

Haberde yer verilen iddialarla ilgili olarak, şu aşamada kamuoyuna yansımış kesinleşmiş bir yargı kararı veya resmî kurum açıklaması bulunmuyor. İlgili tarafların iddialara cevap verme ve kendilerini savunma hakları saklı.

Ancak kamuoyunda giderek artan paylaşımlar ve belgeler olduğu ifade edilen veriler, konunun yetkili merciler tarafından incelenmesi gerektiği yönündeki beklentiyi güçlendiriyor.


Sonuç: Tüketicilere Açık Uyarı

Bu gelişmeler, özellikle çocuklara hitap eden e-ticaret kampanyalarında iki kat dikkatli olunması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Duygusal söylemlerle desteklenen satış stratejilerinin, her zaman somut ve doğrulanabilir bilgilerle kontrol edilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Kamuoyu, iddiaların netliğe kavuşmasını ve varsa sorumluların ortaya çıkarılmasını beklerken; tüketicilere de “acele karar değil, belge ve doğrulama” çağrısı yapılıyor.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar