TCMB blog yazısı: Dış borç istatistiklerindeki düzenlemenin gerekçeleri

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanmakta olan Türkiye Dış Borç İstatistikleri 12 Mart 2026 tarihi itibarıyla TCMB tarafından yayımlanmaya başlandı. Ayrıca, yerleşiklik esasının Ödemeler Dengesi İstatistikleri’ne yansıtılması çalışmaları kapsamında menkul kıymet faiz giderlerinin derlenmesinde de yeni mikro veri kaynakları devreye alındı. TCMB’nin internet sitesindeki Merkezin Güncesi blog yazısında uzmanlar Türkiye Dış Borç ve Ödemeler Dengesi İstatistikleri’nde yapılan güncellemelerin metodolojik dayanaklarını ve etkilerini ele aldı.
Dış borç istatistiklerinde yapılan uygulama değişikliği ve etkileri
Dış Borç İstatistikleri’ne ilişkin metodolojik standartlar, Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Dış Borç İstatistikleri El Kitabı’na göre düzenleniyor. Buna göre, borçlanma senetlerinde alacaklının yerleşikliğinin tespitinde borçlanma senedinin ihraç edildiği ülkenin değil, ilgili menkul kıymeti hâlihazırda elinde bulunduranın yerleşikliğinin esas alınması gerekiyor. Örneğin, Genel Hükûmet tarafından ihraç edilen bir iç borçlanma senedi yurt dışı yerleşikler tarafından satın alınıyorsa, buna ilişkin kaydın iç borç değil dış borç olarak kaydedilmesi gerekiyor. Benzer şekilde, yurt dışında ihraç edilen bir borçlanma senedi yurt içi yerleşiklerce satın alınıyorsa dış borç değil iç borç olarak sınıflanıyor.
HMB tarafından yayımlanan Türkiye Dış Borç İstatistikleri’nde ise borçlanma araçlarının sınıflandırılmasında ihraç yeri esas alınmakta; yurt içi borçlanma araçları iç borç, yurt dışı borçlanma araçlarının tamamı ise dış borç kapsamında izlenmekteydi. Uygulama değişikliği ile menkul kıymetler ihraç yeri bazlı sınıflandırma yerine, elinde bulunduranın yerleşikliği esas alınarak; değerleme ise nominal tutarlar yerine piyasa değerleri kullanılarak güncellendi. Böylelikle, Dış Borç İstatistikleri hâlihazırda aynı standartla yayımlanan Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) İstatistikleri ile de tam uyumlu hâle geldi.
Dış Borç İstatistikleri yeni uygulama ile 2005 yılına kadar geriye dönük olarak güncellendi. Güncellemenin dış borç stokuna etkisi 2025 yılı üçüncü çeyreği itibarıyla yaklaşık 65 milyar ABD doları tutarında aşağı yönlü olup, dış borcun Gayrisafi Yurt İçi Hâsıla’ya oranı yüzde 36,7’den yüzde 32,5’e geriliyor. Eski yönteme göre derlenen dış borç serisi ile karşılaştırıldığında, metodoloji uyumlaştırması dış borç stokunu 2005-2016 döneminde yükseltirken, 2017 yılı sonrası dönemde aşağı yönlü etkiliyor.
2017 yılı öncesinde eski dış borç serisinin yeni serinin altında kalmasında, ilgili dönemde yurt içi borçlanma senetlerinde yabancı sahipliğinin yüksek olması etkili oluyor. 2017 yılı sonrası ise iç borçlanma senetlerinde yabancı sahiplik oranının gerilemesi ve yurt içi yerleşiklerin elinde tuttuğu yurt dışı borçlanma senedi tutarının yükselmesiyle yeni seri eski seriye göre düşük düzeyde seyrediyor.
Ödemeler dengesi birincil gelir dengesi altındaki portföy yatırımları faiz giderleri hesaplamasında yöntem değişikliği ve etkileri
TCMB, borçlanma senetlerinde yerleşiklik esasının Ödemeler Dengesi İstatistikleri’ne yansıtılması için Birincil Gelir Dengesi altındaki “Gider” kalemini oluşturan menkul kıymet yükümlüklerinden doğan faiz giderlerinin derlenmesinde de veri kaynaklarında değişikliğe gitti.
İdari kayıtlara dayalı mikro verilerin istatistiki veri derleme süreçlerine entegrasyonu kapsamında, TCMB daha önce bankalardan toplulaştırılmış olarak takip ettiği borçlanma araçlarına ödenen faizler için doğrudan menkul kıymet bazlı bir hesaplama yöntemine geçti. Yeni yöntemde, TCMB bünyesindeki menkul kıymet sahipliği bilgisi ve Genel Hükûmetin yurt içi ihraçlarına ödenen faiz verileri ile Merkezi Kayıt Kuruluşundan (MKK) alınan menkul kıymetlerin faiz türü, faiz oranı ve kupon sıklığı bilgileri ISIN kodu bazında bir araya getiriliyor. Böylelikle, yurt dışı yerleşiklere yapılan faiz ödemeleri, her bir menkul kıymet özelinde ve dönem bazında çok daha hassas bir şekilde ayrıştırılarak veri kalitesi artırılıyor.
Bu yöntem değişikliği ile, 2020 yılı eylül ayından başlamak üzere Ödemeler Dengesi İstatistikleri Birincil Gelir Dengesi altında “Portföy Yatırımları/Gider” kalemi, toplamda 8.922 milyon ABD doları yukarı yönlü güncellendi (Tablo 1). Buna paralel olarak, söz konusu dönemde Cari İşlemler Dengesi ve Net Hata ve Noksan kalemi de aynı tutarda geçmişe dönük olarak güncellendi. Böylelikle, 2025 yılında cari işlemler açığının Gayrisafi Yurt İçi Hâsılaya oranı yüzde 1,9 seviyesinde gerçekleşti.
Sonuç olarak, Dış Borç ve Ödemeler Dengesi İstatistikleri’nde yapılan güncellemeler ile uluslararası metodolojiye uygun, karşılaştırılabilir veriler elde edilerek dış yükümlülüklere ilişkin istatistikler arasındaki farklılıklar ortadan kalkıyor. Ayrıca, ödemeler dengesinde portföy yatırımları kaynaklı faiz giderlerinin hesaplanmasında kullanılan mikro veri odaklı yeni yaklaşım, Türkiye’nin dış yükümlülüklerinin maliyetinin uluslararası standartlarla tam uyumlu hesaplanmasına olanak sağlıyor.
