37,9568$% 0.03
42,0225€% 1.89
49,8791£% 1.07
3.785,62%-1,06
3.100,96%-1,10
9.484,26%-0,41
03 Nisan 2025 Perşembe
Suudi Arabistan merkezli, üç harfli bir otomotiv finansman şirketinin, müşterilerinden vadesi gelmemiş taksitlerin farklarını ve temerrüt faizlerini tahsil etme yöntemleri, tüketiciler arasında ciddi endişelere yol açmaktadır. Kredi kullanan okurlarımızın bizlere ulaşıp 3 harfli şirketin hem araçlarını haciz edip sattıklarını ve 24-36 ay ödemeli aldıkları kredilerin kalan kısmını faizi ile istedikleri belgelerle tarafımıza iletildi detaylar 4 Nisan Cuma Günü kayserihavadis.com.tr, ensonhavadis.com.tr, ayakligaste.com.tr haber sitelerimizde…
Kayseri’de Kiralık Ofis Skandalı: İş İnsanı A.M.K.’nin Şaşırtan Kira Oyunu
Kayseri Merkez’de ticari faaliyetlerini sürdüren iş insanı A.M.K.’nin, kendisine ait olan binadaki ofisleri kiraya verme sürecinde usulsüzlük yaptığı iddia ediliyor. Elde edilen bilgilere göre, A.M.K. kiracılarından düşük kira bedelleri beyan ederek vergi yükümlülüğünü azalttığı, ayrıca boşaltılan ofislerin kapılarını açarak yeniden ilan verip başka kişilere kiraya verdiği öne sürülüyor. Ayrıca verilen teminat senetleri ödendiği halde usulsüzlük yaparak icraya koyduğu iddia edildi.
Kayseri’nin işlek noktalarından birinde bulunan ve ticari açıdan büyük önem taşıyan ofis binasının kira bedelleri resmi kayıtlara oldukça düşük yansıtılıyor. Ancak kiracıların gerçek kira bedellerini elden ödeme yaparak tamamladıkları belirtiliyor. Bu durum, vergi kaçırma iddialarını beraberinde getirirken, kamu otoritelerinin inceleme başlatabileceği konuşuluyor.
Bir ofis kiracısı, isminin açıklanmasını istemeden, “Resmi sözleşmede çok düşük bir kira bedeli yazıyor. Ancak bize söylenen asıl kira bedelini elden teslim etmek zorundayız. Aksi takdirde ofisi kiralamamız mümkün olmuyor.” diyerek durumu özetledi.
A.M.K.’nin bir diğer şaşırtıcı uygulaması ise boşaltılmadan ofislerle ilgili. Kiracılarla sözleşmelerin bitmesi veya çeşitli nedenlerle tahliyelerin gerçekleşmeden içeri de özel eşyaları olmalarına rağmen kapıların usulsüz olarak açılarak kiralık ilanı asıldığı, ofislerin yeni kiracılara ilan verildiği ancak eski kiracılarla sözleşmenin hâlâ devam ettiği iddia ediliyor. Bu durumda, mülk sahibi aynı ofisi birkaç kişiye kiraya vermiş oluyor.
Bu durumdan mağdur olan bir başka kiracı ise şu sözleri dile getirdi: “Kiralık ilanını görerek ofisi tutmak için anlaştım. Sözleşmeyi imzalayıp depozitoyu yatırdıktan sonra içeri girdiğimde içeride halen eşyaların olduğunu fark ettim. Önceki kiracıyla görüşünce sözleşmelerinin hâlâ devam ettiğini öğrendim. Durumu A.M.K.’ye sorduğumda net bir yanıt alamadım ve kısa süre sonra beni de çıkarmaya çalıştı.”
Uzmanlara göre, bu tür kira oyunları yalnızca kiracıları mağdur etmekle kalmıyor, aynı zamanda ciddi vergi kaybına yol açıyor. Vergi mevzuatına göre, kira gelirinin eksik beyan edilmesi ve gayrimenkulün haksız şekilde birden fazla kişiye kiralanması hukuki yaptırımlara sebep olabilir.
Konuyla ilgili bir mali müşavir, “Eğer kira gelirleri eksik beyan ediliyorsa bu ciddi bir vergi ihlali anlamına gelir ve Maliye Bakanlığı tarafından incelemeye tabi tutulabilir. Ayrıca, aynı ofisin birden fazla kişiye kiralanması dolandırıcılık kapsamına girebilir.” açıklamasında bulundu.
Kiracılar yaşadıkları mağduriyetin giderilmesi için yetkililerden yardım beklerken, Kayseri’deki ilgili kamu kurumlarının bu iddialarla ilgili bir inceleme başlatıp başlatmadığı henüz netlik kazanmadı. Vergi müfettişlerinin ve hukuki makamların bu durumu araştırması halinde, iş insanı A.M.K. hakkında yasal süreç başlatılabileceği belirtiliyor.
Kayseri iş dünyasında büyük yankı uyandıran bu kira skandalının ilerleyen günlerde nasıl bir gelişme göstereceği merak konusu olmaya devam ediyor.
Pronet Alarm ve Güvenlik Sistemleri, Tahsilat İçin Hukuk Dışı Yollar mı Kullanıyor?
Son dönemde birçok kişinin şikayetleri üzerine, Pronet Alarm ve Güvenlik Sistemleri’nin tahsilat sürecinde etik dışı yöntemler uyguladığı iddia ediliyor. Şirketin, alacaklarını tahsil etmek için insanları korkutarak baskı altına aldığı ve icra memuru gibi hareket eden kişiler aracılığıyla tehdit içerikli aramalar yaptığı öne sürülüyor.
Mahkeme ve İcra Tehdidiyle Tahsilat Girişimi
Vatandaşların iddialarına göre, Pronet’e olan borçlarını ödeyemeyen kişiler, 0543 891 XX XX numaralı telefon üzerinden aranarak, kendilerini icra memuru gibi tanıtan kişiler tarafından tehdit ediliyor. Aramalarda, borçlulara, bulundukları ilin mahkemesinde dosya açıldığı ve belirli bir saat diliminde evlerine haciz için gelineceği söyleniyor. Bununla birlikte, kendilerine hukuk biriminin iletişim numarası verilerek, bu numarayla anlaşmaları gerektiği bildiriliyor. Bu tür aramalarla korkutulan borçlular, paniğe kapılarak ödeme yapmaya zorlanıyor.
Hukuk Birimi İddiaları Reddetti
Konuyla ilgili olarak Pronet Hukuk Birimi ile iletişime geçen mağdurlar, hukuk biriminin böyle bir işlem gerçekleştirmediği yönünde yanıt aldıklarını belirtiyor. Hukuk birimi, tahsilat biriminin bu tür işlemleri gerçekleştirmiş olabileceğini ifade ederken, Pronet yönetimi ise konu hakkında resmi bir açıklama yapmaktan kaçınıyor. Şirketin bu sessiz tavrı, iddiaların doğruluk payı olup olmadığı konusunda soru işaretlerini artırıyor.
İhtiyati Haciz İşlemleri İçin Yüksek Miktarlı Borçlar Gösteriliyor
Öte yandan, Pronet Güvenlik Sistemleri’nin ihtiyati haciz işlemlerinde yüksek meblağlar belirttiği iddiaları da gündemde. Şirketin, alacak miktarını 100.000 TL ve üzeri gibi göstererek icra işlemlerine başladığı öne sürülüyor. İlgili borçlulara bu yüksek rakamlar sunularak, ödeme yapmaları yönünde baskı uygulandığı iddia ediliyor. Bu durum, borçluların psikolojik baskı altında kalarak hukuki yolları araştırmadan ödeme yapmalarına yol açıyor.
Tüketicilerden Yetkililere Çağrı
Mağdurlar, bu tür tahsilat yöntemlerinin etik dışı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, yetkililerin bu konuda harekete geçmesini talep ediyor. Tüketici haklarını korumakla yükümlü kurumlar ile Adalet Bakanlığı’nın, bu tür tehdit içerikli tahsilat girişimlerine karşı önlem alması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, Pronet’in resmi bir açıklama yaparak, iddiaları net bir şekilde aydınlatması bekleniyor.
Bu tür şikayetlerin artması, tüketicilerin güvenlik firmalarına olan güvenini de sarsıyor. Pronet Alarm ve Güvenlik Sistemleri hakkında bu tür iddiaların devam etmesi durumunda, hukuki süreçlerin başlatılması ve gerekli denetimlerin yapılması kaçınılmaz görünüyor.
Konu ile ilgili gelişmeleri takip etmeye devam edeceğiz.
Media Markt’ın Uzatılmış Garantisi Tüketicileri Mağdur Ediyor!
Teknoloji ürünleri satın alırken en büyük endişelerden biri garanti süresi ve olası arızalar karşısında yaşanabilecek mağduriyetlerdir. Özellikle yüksek fiyatlı ürünlerde tüketiciler, ek bir güvence sağlamak amacıyla mağazaların sunduğu uzatılmış garanti ve kasko hizmetlerinden faydalanıyor. Ancak, son dönemde tüketicilerden gelen şikayetler, bu tür hizmetlerin beklentileri karşılamadığı ve tam tersi mağduriyet yarattığını gösteriyor.
Media Markt’tan Alınan Uzatılmış Garanti Markalar Tarafından Tanınmıyor
Tüketicilerin yaşadığı en büyük sorunlardan biri, Media Markt gibi büyük elektronik mağazalarının sunduğu uzatılmış garanti hizmetlerinin, üretici firmalar tarafından kabul edilmemesi. Konuyla ilgili en çok şikayet edilen markalardan biri de Dyson.
Özellikle Dyson V15 süpürge satın alan bir müşteri, mağazada kendisine “Dyson’un garantisi yetersiz, sorun yaşarsınız” denilerek, süpürgenin fiyatının neredeyse yarısına denk gelen bir ücret karşılığında Media Markt güvencesiyle ek garanti yaptırdı. Ancak, ürününde bir sorun yaşadığında tamir veya değişim talebiyle Dyson Müşteri Hizmetleri’ni aradığında büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Dyson yetkilileri, Media Markt’tan alınan garantinin kendilerini bağlamadığını, dolayısıyla süpürge için herhangi bir işlem yapamayacaklarını belirtti.
Müşteri, ardından Media Markt ile iletişime geçtiğinde ise kendisine “Biz garanti hizmeti sunuyoruz, tamiri biz yapacağız ama Dyson bu işin içinde değil” şeklinde bir yanıt verildi. Yani, üretici firmanın garantisini geçersiz kılan bir sistem içerisinde, tüketiciler hem yüksek meblağlar ödeyerek satın aldıkları cihazlarının güvencesiz kalmasına hem de uzatılmış garanti için ödedikleri ücretin karşılığını alamamalarına neden oluyor.
Media Markt ve Dyson’dan Sessizlik!
Olayın ardından müşteri, hem Dyson hem de Media Markt’tan konu ile ilgili detaylı bir açıklama ve çözüm beklediğini belirtti. Ancak her iki şirket de yaşanan mağduriyetle ilgili bir dönüş yapmadı. Tüketiciler, sorunun bir an önce çözüme kavuşmasını ve benzer durumların tekrar yaşanmaması adına daha şeffaf bir garanti sürecinin oluşturulmasını talep ediyor.
Bu olay, tüketicilerin uzatılmış garanti satın alırken çok daha dikkatli olmaları gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Birçok kullanıcı, mağaza tarafından satılan ek garantilerin üretici tarafından kabul edilip edilmediğini kontrol etmeden bu hizmetleri satın alıyor. Ancak Media Markt örneğinde olduğu gibi, garanti sürecinin üreticiden bağımsız bir şekilde işlediği durumlarda, arıza veya tamir süreçlerinde büyük sorunlar yaşanabiliyor.
Tüketiciler Ne Yapmalı?
Benzer bir durumla karşılaşmamak için tüketicilerin garanti sürecini detaylı şekilde incelemeleri gerekiyor. Uzatılmış garanti satın alırken şu adımları takip etmek büyük önem taşıyor:
Tüketiciler, büyük mağazalardan teknoloji ürünü satın alırken sunulan ek hizmetleri dikkatle değerlendirmeli ve uzun vadede kendilerini koruyacak en güvenilir seçeneği tercih etmelidir. Aksi halde, Media Markt ve Dyson örneğinde olduğu gibi, hem maddi kayıp hem de büyük bir mağduriyet yaşayabilirler.
Emeklilere 3.000 TL İkramiye Reva Görüldü, Beklentiler Karşılanmadı!
Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala milyonlarca emeklinin beklediği bayram ikramiyeleri hesaplara yatırılmaya başlandı. Ancak, ekonomik şartların giderek ağırlaştığı bir dönemde 3.000 TL olarak belirlenen ikramiye tutarı, emeklilerin beklentilerini karşılamaktan uzak kaldı.
Son dönemde artan enflasyon, temel gıda ürünleri ve kira fiyatlarındaki yükseliş, emeklilerin alım gücünü ciddi şekilde düşürdü. 2018 yılında 1.000 TL olarak başlayan bayram ikramiyesi, yıllar içinde artarak bu yıl 3.000 TL’ye çıkarıldı. Ancak birçok emekli, bu rakamın günümüz ekonomik koşullarında yetersiz olduğunu dile getiriyor.
Hükümet kanadında, emeklilere ek bir iyileştirme yapılması konusunda görüşmeler devam ediyor. Özellikle en düşük emekli maaşı alan vatandaşlar için ek destek paketleri gündemde. TBMM’de görüşülen yeni yasa teklifine göre, bayram ikramiyesinin 4.000 TL’ye yükseltilmesi planlanıyor. Eğer teklif kabul edilirse, 1.000 TL’lik ek ödeme ilerleyen günlerde hesaplara yatırılacak.
SGK tarafından yapılan açıklamaya göre emekli ikramiyelerinin ödeme takvimi şu şekilde:
Emekliler, ikramiye ödemelerini e-Devlet üzerinden veya maaş aldıkları bankalar aracılığıyla takip edebilirler.
Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan birçok emekli, ikramiye tutarının bayram ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli olmadığını belirtiyor. İstanbul’da yaşayan 72 yaşındaki Ahmet K., “Bayramda torunlarımıza harçlık vermek, sofraya et koymak istiyoruz ama 3.000 TL ile ne alabiliriz? Her şey ateş pahası” diyerek tepkisini dile getirdi.
Hükümet yetkilileri, emeklilerin yaşam standartlarını artırmaya yönelik yeni düzenlemeler üzerinde çalıştıklarını belirtiyor. Önümüzdeki günlerde Meclis’te görüşülecek ek zam ve destek paketleri, milyonlarca emekli için umut ışığı olabilir.
Gelişmeleri yakından takip edip sizlere aktarmaya devam edeceğiz.