Türkiye’de hanehalkında küçülme eğilimi sürüyor

Türkiye’de aile nüfusu küçülmeye devam ediyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre Türkiye’de 2008 yılında 4 kişi olan ortalama hanehalkı büyüklüğünün, azalma eğilimi göstererek 2025 yılında 3,08 kişiye düştüğü görüldü.
2014 yılında yüzde 13,9 olan yalnız yaşayan fertlerden oluşan tek kişilik hanehalklarının oranının 2025 yılında yüzde 20,5’e yükseldiği izlendi.
Tek çekirdek aile olarak ifade edilen, yalnızca eşlerden veya eşler ve çocuklarından veya tek ebeveyn ve en az bir çocuktan oluşan hanehalklarının oranı, 2014 yılında yüzde 67,4 iken 2025 yılında yüzde 62,7’ye geriledi.
Diğer yandan, geniş aile olarak tanımlanan ve en az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalklarının oranı 2014 yılında yüzde 16,7 iken 2025 yılında yüzde 13,5 oldu.
Hanehalklarının yüzde 11,3’ünü tek ebeveyn ve çocukları oluşturdu
Türkiye’de 2014 yılında toplam hanehalklarının yüzde 7,6’sını tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hanehalkları oluştururken 2025 yılında yüzde 11,3’ünü oluşturdu. Toplam hanehalklarının 2025 yılında yüzde 2,8’ini baba ve çocuklardan oluşan, yüzde 8,5’ini ise anne ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oluşturduğu görüldü.
Aralarında eş, anne-çocuk veya baba-çocuk ilişkisi olmayan fertleri içeren; diğer bir ifadeyle çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının oranı 2014 yılında yüzde 2,1 iken 2025 yılında yüzde 3,3’e yükseldi.
2025 yılında toplam hanehalkı sayısı 26 milyon 977 bin 795 oldu. Hanelerin yüzde 41,9’unda 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunduğu görüldü. Bu hanelerin illere göre dağılımı incelendiğinde, 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanehalkı oranının en yüksek olduğu ilin yüzde 68,2 ile Şanlıurfa, en düşük olduğu ilin yüzde 27,3 ile Tunceli olduğu görüldü.
Hanelerin yüzde 19,1’inde 0-17 yaş grubunda bir çocuk, yüzde 14,1’inde iki çocuk, yüzde 5,7’sinde üç çocuk, yüzde 1,9’unda dört çocuk, yüzde 1,1’inde ise beş ve daha fazla çocuk bulunduğu görüldü.
Yaklaşık her 4 haneden birinde en az bir yaşlı fert var
Türkiye’de 2025 yılında toplam 26 milyon 977 bin 795 haneden 7 milyon 46 bin 560’ında 65 ve daha yukarı yaşta en az bir fert bulunduğu görüldü. Diğer bir ifadeyle, hanelerin yüzde 26,1’inde en az bir yaşlı fert yaşadığı görüldü.
Ülkemizde 2014 yılında en az bir yaşlı fert bulunan hanelerin 1 milyon 73 bin 367’sini tek başına yaşayan yaşlı fertler oluştururken 2025 yılında 1 milyon 836 bin 496’sını tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturdu.
Ülkemizde tek kişilik yaşlı hanehalklarının toplam tek kişilik hanehalkları içindeki oranı 2025 yılında yüzde 33,2 oldu. Cinsiyete göre tek kişilik yaşlı hanehalkı oranı incelendiğinde bu oranın yüzde 26,5’ini erkek, yüzde 73,5’ini ise kadınların oluşturduğu görüldü.
Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2025 yılında 193 bin 793 çift boşanırken 191 bin 371 çocuk velayete verildi. Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Çocukların velayetinin yüzde 74,6’sı anneye, yüzde 25,4’ü babaya verildi.
Geniş ailelerin yüzde 27,1’i yoksulluk sınırının altında
Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ı dikkate alınarak belirlenen sınıra göre yoksulluk oranı 2025 yılında yüzde 20,6 olarak gerçekleşti.
Hanehalkı tipine göre yoksulluk oranı incelendiğinde ise tek kişilik hanehalklarının yüzde 9,8’inin, tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının yüzde 20,4’ünün, geniş ailelerden oluşan hanehalklarının yüzde 27,1’inin, çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının ise yüzde 14,3’ünün yoksulluk sınırının altında yaşadığı görüldü.
Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre, 2025 yılında konutun mülkiyet durumları incelendiğinde, fertlerin yüzde 57,1’inin oturduğu konutun sahibi olduğu, yüzde 27’sinin ise kiracı olduğu görüldü. Lojmanda oturanların oranı yüzde 0,9 olurken kendi konutunda oturmayıp kira ödemeyenlerin oranı ise yüzde 15 olarak gerçekleşti.
Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre; 2025 yılında nüfusun yüzde 28,8’i konutunda sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi vb. sorunla karşılaştı. Diğer yandan nüfusun yüzde 27,9’u izolasyondan dolayı ısınma sorunu yaşarken, yüzde 22,1’i trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlar yaşadı.
